(1163 S. K. m. 99) (1086 S. K. m. 1, 8) (6762 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.07.2004 tarih ve 2003/1330-2004/957 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife olan 35.000.000 TL. aidat borcunu ödememesi üzerine başlattıkları takibin. Haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99 ncu madde hükmü uyarınca, bu davanın ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülmesi gerektiği sonucuna varılarak, görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava, davacı kooperatifin, üyesi davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99 ncu maddesinde, bu Yasa'dan doğan uyuşmazlıklara ilişkin hukuk davalarının ticari dava olduğu kabul edilmiş ise de, münhasıran asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu öngörülmemiştir. Bu itibarla, on günlük cevap süresi içerisinde iş bölümü itirazı yapılmazsa, 1163 sayılı Yasa'dan doğan uyuşmazlıkların, miktara göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi mümkün olup, re'sen gönderme kararı verilemez. Öte yandan, itirazın iptali davalarında, görevli mahkeme, genel hükümlere göre belirlenir. HUMK. nun 1/ 2 nci madde hükmü karşısında, temerrüt faizi, dava açılırken harçlandırılsın veya harçlandırılmasın görevin belirlenmesinde nazara alınamaz. Ancak sözleşmesel faiz, o da harçlandırılarak müddeabih haline getirilmek suretiyle görev miktarının tespitinde dikkate alınabilir.
Somut olayda, dava, sulh hukuk mahkemesine açılmış olup, bu mahkeme ile asliye hukuk ya da ticaret mahkemeleri arasında iş bölümü değil, görev ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim, TTK. nun 5/1 nci madde hükmü uyarınca, sulh hukuk mahkemesi de ticari davalara miktar itibariyle bakmakla görevlidir. Bu itibarla, davanın konusu, ticari nitelik taşısa dahi, miktar esas alınarak, mahkemenin görevi saptanmalıdır. HUMK. nun 4146 sayılı Yasa ile değişik 8/1 nci maddesi gereğince, 400.000.000 TL.sını geçmeyen davalar yönünden sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
Bu durumda, takip talebindeki 35.000.000 lira asıl alacak miktarı itibariyle davaya bakmaya görevli olan mahkemece, işin esasına girilip yargılamanın sonuçlandırılması gerekirken, 1163 sayılı Yasanın 99 ncu maddesine yanlış anlam verilerek, bu madde dayanak gösterilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy