(818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.11.2002 tarih ve 1998/2427 - 2002/1075 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Oyakbank A.Ş. ve Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Tekel sigorta fabrikasından emekli olup, çalıştığı dönemlerde fabrikaya gelen ve çalışanların emeklilik birikimlerini değerlendiren davalı Oktay'la bu vasıta ile tanıştığını, müvekkilinin de emekli olduğu 1994 yılı Nisan ayında diğer arkadaşları gibi emekli ikramiyesi ve diğer birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankaya giderek müdür yardımcısı olan davalı Oktay Uçaker'e verdiğini, karşılığında Hazine bonosu satım belgesinin müvekkiline verildiğini, bu ilişkinin üçer aylık dönemlerde 01.12.1997 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihe kadar dönem faizinin ve belgelerin hep bu şahıs tarafından verildiğini, müvekkilinin 08.09.1997 tarihinde başka bir hesap daha açarak iki ayrı hesapta birikimlerini değerlendirme yoluna gittiğini, ancak ikinci hesapta bulunan paranın dönem sonu olan 08.12.1997 tarihinden bir hafta önce, diğer arkadaşlarından davalı Oktay'ın bankadan ayrıldığını ve paralarında banka tarafından ödenmediğini öğrendiğini, davalı banka tarafından adı geçenin iş akdinin 1996 yılında sona erdirildiği belirtilmişse de, kendisinin aynı odada oturmaya devam edip, para verdiğini ileri sürerek, (4.865.000.000.) TL.nın, üçer aylık dilimlerin faiz gelirlerinin anaparaya eklenmek suretiyle, taraflar arasındaki anlaşma faiz oranı olan % 120 faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı Oktay'ın müvekkili bankanın Yıldız Posta Cad. No: 21'de bulunan binanın 3 ncü katında 1996 yılında faaliyet gösteren Sermaye Piyasaları ve Yatırım Bankacılığı Müdürlüğü'nde görev yaparken 26.04.1996 tarihinde iş akdinin feshedildiği ve durumun 07.08.1996 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, Oktay Uçaker'in sahte düzenleyip verdiği hazine bonosu satım makbuzlarının banka ile bir ilgisinin bulunmadığı, müvekkili bankanın Sermaye Piyasaları ve Yatırım Bankacılığı Müdürlüğü'nün 31.12.1996 tarihinde faaliyetine son verildiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği olayın müvekkili banka hizmet binasında gerçekleşmesinin olanaksız olduğunu, diğer davalı Yaşar Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'de ise davalı Oktay'ın hiç çalışmadığını, davacının ibraz ettiği makbuzların bu şirkete ait olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, her ne kadar davalı Oktay'ın bankadaki görevine 26.04.1996 tarihinde son verilmiş ise de, bu davalının bankadaki görevine devam ettiği izlenimi vererek, bankanın basılı kağıtlarını fotokopi montaj yöntemiyle çoğaltıp, hazine bonolarına karşılık emanet makbuzları tanzim edip davacıya verdiği, bu işlemleri yaparken bankadaki makam odasında oturarak, davacı ve bu durumdaki kişileri yanılttığı, bankanın görevine son verilen birinin odasına gelip, gitmesine izin vermesinin basiretli bir tacirden beklenen davranış şekli olmadığı, küçük yatırımcı olan davacının yapılan sahteliği anlayamayacağı, belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olduğu, keza diğer davalı Yaşar Yatırım A.Ş.nin 02.01.1997 tarihinde aynı mahalde hizmete girdiği, banka çalışanları ile aynı yerde aynı hizmeti gördüğü, davalı Oktay'ın görevine devam ediyor izlenimi vermesinde bu davalının da basiretli davranmadığı, davalı Oktay'ın dolandırıcılığına göz yumduğu, davalı şirketin bankanın aracı kurum acentası gibi çalışmaya devam ettiği, davalı banka ve şirketin BK.nun 55 ve 100 ncü maddeleri uyarınca sorumlu oldukları gerekçeleriyle, davanın kabulüyle (4.865.000.000.) TL alacağının % 120 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Oyakbank A.Ş. ve Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dairemizin, davacıları farklı,davalısının dosyamız davalılarından Yaşarbank A.Ş. olduğu aynı mahiyetteki 1999/8214 Esas 2000/1664 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, daha önce, davalı bankanın bünyesinde faaliyet gösteren Sermaye Piyasaları ve Yatırım Bankacılığı Biriminin 31.12.1996 tarihinde faaliyetine son verilerek, yasa değişikliği sonucu 01.01.1997 tarihinde Yaşar Yatırım Menkul Değerler A.Ş.nin kurulduğu, banka ve bu şirketin ayni Holding bünyesinde olsalar da ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu, davalı Oktay Uçaker eylemlerinin banka bünyesinde ve hizmet binası içinde faaliyette bulunan A.Ş. içinde yapılmış olmasının başlı başına bankanın sorumluluğunu icap ettirmediği düşünülerek, davalı banka hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın dahi sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalılardan Oyak Yatırım Menkul Değerler A.Ş. vekilinin temyizine gelince, davaya konu zararlandırıcı eyleme neden olan Oktay Uçaker'in davalı banka ile ilişkisi kesildikten sonra, davalı şirket bünyesinde bir iş akdi ile çalışmadığı halde çalışıyormuşçasına şirkete gelip, gittiği, bir takım işlemleri şirket binasında gerçekleştirdiği, böylece davacının bir yerde dolandırılmasına şirketin ihmali hareketi ile göz yumduğu dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, davalı Oyak (Yaşar) Menkul Değerler A.Ş. ortaya çıkan zarardan sorumlu ise de, davacıda banka ile aynı binada olsa da, ayrı bir tüzel kişiliğe haiz banka dışında bir şirkete gidip gelmiş, bu durumun farkına süregelen zaman dilimi içerisinde farkına varmamış, kendisine Oktay Uçaker tarafından verilen Menkul Değer Satım belgelerinin aynı numarayı taşıyor olmasına dikkat etmemiş olmakla haksız eylem sonucu ortaya çıkan zararda müterafik kusurludur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, somut olayın özellikleri dikkate alınarak davacının zararın meydana gelmesindeki müterafik kusuru oranı belirlenerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenle, davacının zararın oluşumunda kusur oranı belirlenmeden, noksan incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olmuş ve kararın davalı Oyak Menkul Değerler A.Ş. yararına dahi bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy