(6762 S. K. m. 56, 57, 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2003/1009-2004/188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2005 günde davacı avukatı H. Çilenger ile davalı avukatı A. Akalın gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı yanca keşide edilen 19.10.1998 tarihli ihtarname nedeniyle yıllardır taraflara müştereken imalatı yapılan ve tüm dünyada ve Türkiye'de bilinen değişik markalarla satışa sunulan su test pompasına tasarım tescili belgesi alındığının bildirilerek müvekkilinin bu konudaki ticari faaliyetinin durdurulmasının istendiğini ihtara müvekkilince verilen yanıt ile maddi-manevi tazminat talep hakkı saklı tutularak konu ile ilgili ticari faaliyette bulunmayacağının bildirildiğini, müvekkilince açılan davalının tasarım tescilinin iptali davasının derdest olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetinin haksız ve kötü niyetli olarak durdurulması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek TTK. nun 58/e-f maddesi gereğince fazlası saklı kalmak üzere 15 milyar maddi, 5 milyar TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tasarım tescil belgesi sahibi olduğunu tescil belgesinin alınışında kötü niyetli ve Patent Enstitüsünü yanlış ve yanıltıcı bilgi ve belge sunulduğu kanıtlanmadan tazminat davasının dinlenemeyeceğini, davacının tasarım tescil başvurusuna itirazının olmadığını, TTK. nun 56-57 ve 58. maddeleri ile BK.nun 49. maddesi gereğince müvekkilinin kusurunun kanıtlanması gerektiğini, ihtara rağmen davacının üretme devam ettiğini ve zararının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının endüstriyel tasarım tescil belgesinin iptaline kadar 554 sayılı KHK. nin koruması altında olduğu ve bu koruma kapsamında mahkemeye başvurarak tedbir kararı alıp uygulatmasının onun kötü niyetli olduğunun kabulüne olanak vermeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının tescilli tasarımına dayalı olarak davacı yanca tasarıma konu emtiayı üretip pazarlanmasının durdurulması için keşide ettiği ihtarname gereğince faaliyetin durdurulduğunun kabul edilerek bu yönden zarara uğradığı iddia edilmiş ise de, salt ihtarname nedeniyle üretimin durdurulmasının zorunlu olduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, davalının yasal hakkını kullandığı gibi, buna karşı davacının da üretimi durdurmamak için yasa yollarına başvurması gerektiği halde bu yola gitmeden faaliyetini durdurmuş olmasının tazminat talebini haklı kılmasının mümkün görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy