(1086 S. K. m. 74) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.06.2004 tarih ve 2003/859-2004/407 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko sigortalı aracı, iki ayrı tarihte hasarlandığı halde, davalının ödeme yapmadığını, toplam 5.743.307.318 lira tamir masrafı yapıldığını, 3 ay süren tamir süresince 900.000.000 lira kazanç kaybı doğduğunu ileri sürerek, 6.643.307.318 lira toplam zararın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın satımı üzerine teminatın davacının isteği üzerine durdurulduğu süre içerisinde hasarların meydana gelmesi nedeniyle, davanın reddini gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, aracın el değiştirmediği, davalı savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, araç hasarlarına ilişkin istemin kabulüne, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, davalının en erken ekspertiz raporu düzenleme tarihinde gerçek zararı öğrenerek, tazmin yükümlülüğü doğduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Ne var ki, davacı, davadan önce keşide edip, 24.4.2003 tarihinde davalıya ulaştırdığı ihtarnamede, tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde tazminatın ödenmesini istemiş, aksi halde tebliğ tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsil için yasal yollara başvurulacağını bildirmiştir. Bu ihtarnamede, tebliğ tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tazminat istenmiş olduğunun kabulü gerektiğine göre, davacının davalıya atıfet süresi vermediğinin, zira, tebliğ tarihinden itibaren işleyen faiz hakkını saklı tuttuğunun da kabulü gerekir. Diğer anlatımla, davacı ekspertiz raporunun düzenlendiği 31.1.2003 tarihinden itibaren hak ettiği temerrüt faizi alacağını, kendisi aleyhine olarak, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren istemiştir. Bu itibarla, mahkemece, hükmedilen alacak miktarlarına uygulanması gereken temerrüt faizi başlangıcının 24.4.2003 tarihi olarak hükmedilmesi gerekirken, davalı aleyhine olan yazılı tarihlerin istem gibi temerrüt tarihi olarak esas alınması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 1 nolu bendinin ikinci satırındaki 25.1.2003 ve üçüncü satırındaki 26.2.2003 tarihlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine, 24.4.2004 tarihinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy