(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.06.2003 tarih ve 2003/243-2003/430 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 07.10.2000 tarihinde sel içinde kalıp, Pert-Total hale geldiğini, davalının 5.875.000.000-lirayı ödemeyi kabul ettiği halde eksik ödeme yaptığını ileri sürerek, bakiye alacakları olan 1.175.000.000-liranın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kasko sigorta poliçe genel şartları A.4.5. maddesi uyarınca sel ve su hasarları klozunun kabul edildiğini ve burada hasarda % 20 muafiyet uygulanacağının öngörüldüğünü, eksik ödenen miktarın bu muafiyete ilişkin bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 14.10.2002 tarih 2002/4577-8914 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, sigorta poliçesinin önyüzünde 09 klozun davacıya verildiği kabul edilmiş olmakla bu kloz gereğince %20 indirim yapılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile, 900.000.000.TL.nın davalının kısmi ödemeyi yaptığı 31.11.2000 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak poliçedeki sel ve su hasarları klozu gereği %20 muafiyet uygulanması gerektiği kabul edilmiş ise de, muafiyetin ne şekilde ve hangi miktar üzerinden hesaplanması gerektiği açıklanmadığı gibi, davalının eksik ödemesine mesnet teşkil eden hesaplama tarzına neden itibar edilmediği de tartışılmamıştır. O halde mahkemece, kloz ve genel şartlar uyarınca uygulanması gereken muafiyet miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy