(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) m. 6, Mük. m. 6-4) (556 S. KHK. m. 7)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 tarih ve 2004/164-2004/50 sayılı kararın Yargıtay'ca incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçisinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkiline ait şişe şeklinin marka olarak tescil ettirilmek istendiğini, şişe şeklinin özgün bir tasarım olup, ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, WIPO nezdindeki Uluslararası tescil belgesinden de anlaşılacağı üzere menşe memleketi olan Fransa'da tescilli olduğunu, Paris Sözleşmesinin 6. madde 4. mükerrer hükmü uyarınca anlaşmaya taraf ülkeler, menşe memleketinde tescilli bir markayı ülkelerinde aynen kabul etme yükümlüğünde olduklarını, buna rağmen davalıya yapılan müracaatın red ile sonuçlandığını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Paris Sözleşmesinin 6. maddesinin ilk cümlesinde ticaret veya fabrika markalarının tescil ve tevdi şartları her birlik ülkelerinde milli kanunla tayin edilecektir hükmü bulunduğunu, bu hüküm sebebiyle, davacı markası için ulusal mevzuat kapsamında inceleme yapıldığını, tescili istenen şişenin ayırt edici niteliği bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, tescili talep edilen şişe şeklinin alelade bir şişe şekli olmadığı, menşe ülkede ve Avrupa Birliği ülkelerinde tescilli olduğu, bu tesciller nedeniyle eylemli olarak ayırt edici nitelik kazandığı bunun yanında şişede pazarlanan ürünlerin bayanların kullandığı kozmetikler olup, bu ürünlerin özgün doğal yapılan şişe biçimini belirlemediği gibi, şişenin tasarımının teknik bir sonucu elde etmek için düşünülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy