(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 55) (2918 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2004 tarih ve 2003/249-2004/367 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan TEDAŞ vekili ile davalı Belediye vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılardan TEDAŞ vekili ile Antakya Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TEDAŞ vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kaza, TEDAŞ ile diğer davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşme gereğince yüklenici tarafından yol üzerinde açılıp daha sonra doldurulan kanalın olay günü yağan şiddetli yağmurun meydana getirdiği selin yumuşak olan bu dolguyu kısmen açması ve davacıya sigortalı aracın bu kanalın üzerinden geçerken içine girmesiyle meydana gelmiştir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı için sigortalı araç sürücüsünün 2/8, kanalın sıkıştırılma işlemlerinin tam yapılmaması, şiddetli yağış göz önüne alınarak Trafik Kanunu'nun 13.maddesi gereği trafik güvenliğini sağlayacak tedbirlerin alınmaması, uyarı levhası konulmaması ya da yolun trafiğe kapatılmaması nedeniyle davalı müteahhit firma ve belediyenin de 2/8'er oranında kusurlu oldukları, hava şartlarının da olayı 2/8 oranında etkilediği belirtilmiştir. Davalı TEDAŞ'ın zarardan sorumlu tutulabilmesi için BK'nun 55 nci maddesinde öngörülen işçi-işveren arasındaki tabiiyet ilişkisi oluşturacak şekilde davalı TEDAŞ'a gözetim ve denetim yetkisi verilmiş olması gerekir. Mahkemece, davalı TEDAŞ ile EYA Ltd. Şti. arasındaki sözleşme ve şartname metninin tamamı getirtilip içeriğinde BK'nun 55 nci maddesinde öngörülen şekilde tabiiyet ilişkisi bulunup bulunmadığı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı belediye, yolda trafik güvenliğini sağlayacak tedbirleri almadığı, yola uyarı levhaları koymadığı, hatta yolu trafiğe kapatmadığı için yaptığı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı kusurlu bulunmuştur, bu nedenle özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Mahkemece, davalı idare hakkında, hizmet kusurundan kaynaklanan hasar yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhinde de hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı belediye yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TEDAŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle anılan vekilin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı TEDAŞ yararına,3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy