(2004 S. K. m. 89, 277)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 1999-575/2004/172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2005 günde davacı avukatı K. Üstüntuna ile davalı avukatı K. Çelebi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketçe dava dışı M. Akyüz hakkında başlatılan icra takibinde müvekkiline ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, borçlunun müvekkili şirkete ait paylarını icra takibinden önce başkasına devir ve temlik ettiğini, bu nedenle takip tarihi itibariyle ortaklıktan doğan kar payı veya başkaca alacağı bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin anılan takip borçlusuna ve diğer takip borçlusu O. Ltd.Şti.'ne borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip borçlusu M. Akyüz'ün davacı şirket ortağı olduğunu, ıslah yolu ile diğer takip borçlusu O. Ltd.'ne de borçlu bulunmadığının tespitinin istenemeyeceğini savunarak davanın esas ve usulden reddini istemiştir.
Mahkemece, savunulan kanıtlara, icra takip dosyasına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, takip borçlularından O. Ltd.'e yönelik tespitin İİK.'nun 89/3 maddesince öngörülen ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süreden sonra açıldığı, ıslah dilekçesinin müddeabihe ilişkin olduğu, davanın tümüyle ıslahı niteliğinde olmadığından hak düşürücü sürenin kesildiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki davacının kapanış onayı bulunmayan ticari defterleri ile O. Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının ispatının mümkün olmadığından anılan şirkete yönelik istemin dinlenemeyeceği, diğer takip borçlusu M. Akyüz'ün davacı şirketteki paylarını devir işleminin davalı tarafından açılan dava sonunda iptal edildiği; bu durumda anılan takip borçlusunun davacı şirketin ortağı olduğu, kar ve tasfiyeye ilişkin haklarının haczinin talep edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin yerinde olmadığına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin borçlulardan O. Ltd. Şti.'ne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu borçlu ile ilgili kısmının onanması gerekmiştir.
2- Ancak, davalı şirket tarafından aleyhine icra takibine girişilen M. Akyüz'ün takip bakımından haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişi durumundaki davacı şirket nezdindeki 100 adet payını 30.06.1999 tarihinde bir başkasına devir ve temlik etmiş olmasına ve bu işlemin şirket pay defterine kaydedilmiş bulunmasına, davacıya gönderilen ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 11.11.1999 tarihi itibariyle anılan takip borçlusunun davacı şirket paydaşlığının son bulmuş olmasına, paydaşlık bağı dışında bu kişinin davacı şirketten bir alacak veya başkaca haczedilebilir somut bir hakkının bulunduğunun iddia edilmemesine nazaran haciz ihbarnamesinin tebliği tarihinde davacının davalı takip alacaklısına karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek adı geçen takip borçlusu ile ilgili olarak davanın kabulü gerekirken, davalı tarafından İİK.'nun 277.maddesi hükmüne dayanarak borçlu M. Akyüz'ün davacı şirketteki paylarını devir işlemini iptal istemiyle sonradan açtığı davanın kabulle sonuçlanarak kesinleşmesinin davacıyı sorumlu kılmayacağı gözden kaçırılarak davanın tümüyle reddi doğru görülmemiş, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle takip borçlusu O. Ltd. Şti.'ne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararının bu kısmının ONANMASINA; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer takip borçlusu ile ilgili verilen kararın BOZULMASINA, takdir edilen 400,00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy