(556 S. KHK. m. 8) (554 S. KHK. m. 5, 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2004 tarih ve 2004/306 - 2004/169 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2005 günde davacı avukatı T. Seyithanoğlu ile davalılardan S. Bisküvi ve Gıda San. A.Ş. avukatı C. Özler gelip, diğer davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin adına tescilli Ülker Biskrem ve 178256, 178662 nolu Ülker Biskrem U Ambalaj Şeklini tescil ettirmek amacıyla davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yapılan başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 30.05.2003 tarih M-1132 sayılı kararıyla reddedildiğini, davalı adına önceden tescilli Bistella ibareli bir marka varsa da, markanın davalı şirket tarafından tescil edildiği biçiminden çok farklı olarak kullanıldığını, davalının bu davaya konu marka başvurusu ile birebir aynı tasarım ve dizayn özelliklerini ihtiva eden Endüstriyel Tasarımın tescili için yaptıkları başvuruya vaki itirazlarının iptaline yönelik derdest dava bulunduğunu, davaya konu markanın davalı şirket tarafından henüz tescili için başvurusu yapılmadan bu haliyle imal edip, satışa arz ettiği bir cins kakao kremalı bisküvi emtiasında kullanılması üzerine davalı aleyhine açılan davanın lehlerine sonuçlanarak davalının bu kullanımının önlenmesine karar verildiğini ve kesinleştiğini ileri sürerek, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 30.05.2003 tarihli ve M-1332 sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, bir bütün olarak markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, bu haliyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu markada, şeklin ön planda bulunmayıp, esas unsurun kullanılan kelimeler olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı S. Bisküvi ve Gıda San. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin lider ve ortak markası olan Saray markasının Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davacının müvekkilinin 2000/1986 tecil nolu tasarım tescil belgesinin iptali için açtığı davada alınan bilirkişi raporunda müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olduğu yolunda görüş belirtildiğini, Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararın ise henüz müvekkilinin tasarım tescil belgesinin kesinleşmemiş olmasından dolayı, bu davaya mesnet teşkil edemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara nazaran, davacının markasındaki emtialar ile davalının başvurusundaki emtiaların 30 ncu sınıfın aynı alt grubunda bulundukları, her iki işaretin aynı yahut ayırt edilemeyecek derecede aynı olmadıkları, ancak bütünü itibariyle bıraktıkları etkiler nazara alındığında benzer nitelikte oldukları, davacı markası ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, kaldı ki, Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nin 2001/294 Esas, 2002/124 Karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla, davalının başvurusuna konu ürün ambalajlarının davacının bu davaya mesnet aldığı markalara tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespit edildiğini, anılan kararın bu davada kesin delil teşkil ettiği, benzerlik ve iltibasın mevcut bulunduğuna dair vakıanın yeniden inceleme konusu yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın davalı adına tescilli tasarımın iptali için açtığı ve kabul edilerek davalı aleyhine sonuçlanan davanın, Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen kararı karşısında, birbiriyle benzer olup, iltibas yaratan işaretlerin 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 10 ncu maddelerinde yazılı yenilik ve ayırt edicilik vasfını kaybedeceklerinin açık olmasına binaen sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı gerekçeleriyle, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 30.05.2003 gün ve M-1132 sayılı kararının iptaline, davalı S. A.Ş. adına tecilli markanın hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ayrı ayrı davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ayrı ayrı davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy