(6762 S. K. m. 1281, 1282, 1292) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1, A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çaycuma Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.09.2003 tarih ve 2003/185-2003/629 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketinin Vip Kasko Poliçesi ile sigorta güvencesi altında olduğunu, primlerin zamanında ödediğini, 31.12.2000 saat 09:30'da evi istikametinde giderken yerin ıslak olması nedeniyle kaza yaptığını, sigorta tarafından alkollü olduğu gerekçesiyle hasar tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 3.999.539.000.-TL.nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, ekspertiz tutanağı ve tanık anlatımlarına göre kaza tutanağının kazanın oluş saati açısından gerçeği yansıtmadığını, sigortalının gerekli bilgi ve delilleri gerçeğe uygun biçimde bildirmeyerek poliçe şartlarını ihlâl ettiğini ve bu nedenle tazminat talebinin kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davacıya ait aracın trafik kaza tutanağında belirtilen mahal ve saatte hasar görmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar Dairemiz'ce eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Bozmadan sonra, mahkemece tanıkların sigorta eksperine verdikleri ifadelere itibar edilerek, trafik tespit tutanağında iddia edilen yolda kazanın meydana gelmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirkete ait aracın 20.10.2000 ile 20.10.2001 dönemi için davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigorta yaptırıldığı ve davalı şirkete kasko sigortalı araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği taraflar arasında çekişme konusu değildir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Genel Şartların A.1 maddesine göre gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminat kapsamındadır.
Öte yandan, TTK. 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi anılan yasanın 1281 nci maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5 nci maddesinde düzenlenmiş teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Anılan Genel Şartlar ve TTK.nun 1292/3 ncü maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olayın, 31.12.2000 saat 09:30 tarihinde sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu sırada meydana geldiği aksi kanıtlanamayan 31.12.2000 tarihli "Trafik Kaza Tespit Tutanağı" ve aracı olay yerinde bizzat görüp tutanak tanzim eden Jandarma görevlilerinin yeminli tanıklığı ile açıklığa kavuşturulmuştur. 31.12.2000 tarihli kaza tespit tutanağında, yapılan kontrol sonucu sürücü Şevket A'un alkol durumunun %0 olduğu tespit edilmiştir. Davalıya sigortalı araç sahibi davacının, rizikonun gerçekleşme şeklini iyiniyet kurallarına aykırı şekilde bildirdiği sabit olmamıştır. Bu durum karşısında rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmaktadır. Sigortacı rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu, aracın sigorta teminatı dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır. Bu nedenlerle kazanın iddia edilen yerde meydana geldiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy