(1086 S. K. m. 39, 40) (1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2003 tarih ve 20021354 - 2003/297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların, görevlerini kötüye kullanmak suretiyle müvekkil kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik ( 10.000.000.000.- ) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi incelemesine dayanılarak, uğranılan zararın davalı R. tarafından giderildiği, kooperatifin herhangi bir zararından söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, kooperatif eski yöneticileri hakkında, kooperatifçe açılmış sorumluluk davasıdır.
Böyle bir durumda,I 163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 ve TTK'nun 341 'inci maddeleri uyarınca, kooperatif genel kurulunda davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ve davanın da denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Somut olayda, 26.03.2000 tarihli genel kurul toplantısında davalı eski yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmişse de, davanın yeni yönetim kurulunun verdiği vekaletnameye dayanılarak davacı vekili tarafından açıldığı, diğer bir deyişle davanın denetçiler tarafından açılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, dava şartına ilişkin olan bu husus re'sen nazara alınarak davacı tarafa HUMK'nun 39-40'ıncı maddeleri uyarınca bu koşulun yerine getirilmesi için mehil verilerek sonucuna göre hüküm kurulmak gerekirken, bu husus dikkate alınmadan davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy