(6762 S. K. m. 1299) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1, A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.02.2004 tarih ve 2002/2369-2004/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, taşıdığı hurdanın boşaltılması sırasında damperin yan yatması sonucunda devrildiğini, hasar meydana geldiğini, 15 gün iş ve güçten kaldığını, tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, hasar tutarı ve aracın çalıştırılmamasından dolayı kazanç kaybı toplam 3.757.100.000 TL. nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracının sigortalı olduğunu, hurda yükünü boşaltmak istediği sırada damper kaldırma liftinin monteli olduğu yerden kırılıp, ortasından bükülerek araç damperinin kasadaki yükle birlikte sol tarafa yatması sonucu hasarın meydana geldiğini, taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımından meydana gelen her türlü arızalar, kırılmalar ile lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın damper bağlantısının kopması sonucu meydana geldiği, her türlü mekanik arızanın teminat dışı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait kamyonun davalı tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalandığı, araç damperinin de ayrıca teminat kapsamına alındığı, hasarın, 16.02.2002 tarihinde hurda demir yükünün boşaltılması sırasında damper kaldırma kolunun bükülmesi sonucu meydana geldiği hususları tarafların kabulünde olduğu gibi esasen bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir. Uyuşmazlık, meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili, hasarın mekanik arızadan ve araçtaki bakımsızlıktan kaynaklandığını bildirerek, zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, hasarın mekanik arızadan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi karara esas alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Kasko sigortasının kapsamı, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.1 maddesinde etraflıca düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5 maddesinde sayılmıştır. Genel Şartların 5.8 nci maddesinde sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızaların, kırılmaların ve lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğu açıklanmıştır. Ancak, bu durum, zararın meydana geldiği mekanik, elektrik ve elektronik aksamıyla sınırlıdır. Somut olayda damper kaldırma kolunun kırılması sonucu demir hurda yüklü damperin yana devrilerek zarar gördüğü, ayrıca ortadan ikiye kırılan kaldırma kolunun kamyonun sol ön tarafında hasara neden olduğu açıktır. O halde, kaldırma kolunun dışında damperde meydana gelen hasar ile kırılan kolun çarpmasıyla aracın ön tarafında meydana gelen zararın, bu düzenleme kapsamında değerlendirilmesi doğru değildir. Öte yandan, davalı hasarın bakımsızlıktan da meydana geldiğini savunmuş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Anılan husus, karar yerinde de tartışılmamıştır. Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalar, poliçe genel ve özel koşulları da dikkate alınarak, uzman bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy