(6762 S. K. m. 1269)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Soma Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.04.2004 tarih ve 2002/77 - 2004/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin finansal kiralama yolu ile kiraladığı ekskavatörün davalı şirket tarafından sigorta poliçesinin tanzim edilmiş olduğunu, ilk olarak makinenin BOM tabir edilen ve yüklemeyi gerçekleştiren parçasının kırıldığını, ikinci kez hidrolik pompa sisteminde arıza meydana geldiğini, her iki hasarın sigorta teminatına dahil olmasına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, hasar bedelleri toplamı 96.755.649.820.-TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçelerine göre sigortalının ve dain mürtehinin davacı değil dava dışı EGS Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarların genel bakım ve revizyona ilişkin olmadığı, kırılma sonucunda meydana geldiği, sigorta teminatı içerisinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile toplam 94.600.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesinden doğan alacak isteğine ilişkindir.
Davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı yargılamanın her aşamasında davalı tarafça ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de resen dikkate alınması zorunludur.
Davaya konu sigortalı iş makineleri davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı finansal kiralama şirketinden kiralanmıştır.
İlke olarak T.T.K.nun 1269 ncu maddesine göre sigorta ilişkisini gerçekleştiren kimsenin o malı sigorta ettirmekte para ile ölçülebilir bir menfaati olması gerekir. Bu anlamda sigortalı mal üzerinde menfaati bulunan davacı şirketin sigorta tazminatını istemeye hakkı bulunmakta ise de, anılan poliçede sigortalı olarak finansal kiralama şirketi, sigorta ettiren olarak da davacı şirket gösterilmiştir. Bunun yanında, davacı ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında düzenlenen 10.07.2000 tarihli sözleşmenin 5 nci maddesinde de sigorta ile ilgili hükümler düzenlenmiş olup, buna göre, sigorta primlerini ödemekle sigorta ettiren davacı yükümlü olup, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta tazminatı dava dışı finansal kiralama şirketine ödenecektir.
Bunun yanında davaya konu poliçelerde dain mürtehin olarak da dava dışı Finansal Kiralama Şirketi gösterilmiştir. Bu durumda sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
O halde, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacı vekiline, dava dışı finansal kiralama şirketinin davacı şirkete bu davaya yönelik olarak muvafakat, icazet veya temlik işleminde bulunup, bulunmayacağı açıklığa kavuşturulmak üzere süre verilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy