(6762 S. K. m. 563, 564)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.09.2003 tarih ve 2003/835-2003/802 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ş. Y. Menkul Değerler A.Ş.den 63 adet birer milyon kupür halinde hazine bonosu satın aldığını, bu bonolardan I 01769041 seri nolu 1.000.000.000 TL. bedelli olanının kaybedildiğini ileri sürerek, anılan bononun iptali ile yenisinin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, husumetin Merkez Bankası'na yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
TTK. nun 563 vd. maddeleri uyarınca açılmış bulunan zayi nedeniyle iptal davalarının hasımsız olarak açılması gerekir. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir(Y.11.HD. 17.02.1977, E.421, K.660- 05.03.1986, E.895, K.1154). Aksi takdirde yani bu tür davaların hasımlı olarak açılması halinde bonoyu ihraç eden davalı Hazine ileride gerçek hamilin ortaya çıkması halinde kesin hükmün doğurduğu sonuçlar nedeniyle yasal haklarını kullanamayacağı gibi gerçek hamilde iptal kararının ortadan kaldırılması hususunda dava açamaz. Bu itibarla, mahkemece davacının bu talebinin hasımsız olarak görülmesi gerektiğinin bir ara kararına bağlanması, davacının kaybolan bononun yerine yenisinin verilmesine yönelik talebinin ise, iptal kararının verilmesinden sonraki aşamada dikkate alınması gereken bir husus olduğu gözetilerek, bu aşamada ret edilmesi gerekirken anılan hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy