(818 S. K. m. 3, 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2003 tarih ve 2002/587-2003/566 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı birliğin kendi üyeleriyle birlikte Budapeşte ve Barselona şehirlerine seyahat düzenlenmesi işini üstlenip tüm organizasyonu tamamlayarak seyahate hazır hale getirdiğini, davalının geziye katılacak üyelerinin pasaportlarını dahi müvekkiline göndermişken her iki seyahati de tek taraflı olarak iptal ettiğini, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik ( 12.150 )ABD Doları, ( 1.000 )Euro ve ( 2.828.000.000.- )TL maddi tazminat ile ( 16.000.000.000.- )TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin mal ve hizmet alımlarının satın alma talimatının 11 nci maddesi uyarınca satın alma komisyonu kararının kesinleşip ilgiliye tebliği, sözleşmenin imzalanması ve kesin teminatın yatırılması suretiyle yapıldığını, davacı ile bu şekilde bir bağıt kurulmadığını, davacının müvekkili ile daha önce bir çok seyahat organizasyonu yaptığını ve kamu kurumlarının ihale prosedürünü bilmesi gerektiğini, ihale sonuçlanmadan ve sözleşme imzalanmadan harcama yapmasının kendi hatası olduğunu, dava konusu organizasyonun, teklifler toplanıp ihale henüz sonuçlanmadan iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 5590 sayılı Kanun'a göre kurulmuş bir kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu, hukuki statüsü ve satın alma talimatlarına göre mal ve hizmet alımı için gereken kesinleşmiş bir komisyon kararı ve taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin, somut olayda mevcut olmadığı, harcama belgelerinin de bu organizasyon için düzenlendiğinin belli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı birliğin yapmayı planladığı seyahat organizasyonunun düzenlenmesi işinin müvekkili şirkete verildiğini ileri sürmüş, davalı birlik vekili ise bu konudaki ihalenin henüz sonuçlanmadan iptal edildiğini, sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan birlik prosedürü sona ermeden harcamalar yapmasının davacının kusuru olduğunu savunmuştur.
TTK ve diğer mevzuatta, bu tür taşıma ve organizasyon işlerinin yazılı şekil şartına bağlı olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı birliğin satın alma talimatı, kendi iç düzenlemesi olup bu talimatın hükümlerinin incelenmesinden dahi tüm mal ve hizmet alımlarında mutlaka yazılı sözleşme yapılmasının ve teminat alınmasının zorunlu olduğu sonucu çıkmamaktadır. Zira, talimatnamenin 9 ncu maddesinde teminat isteme konusunda karar vermek yetkisi genel sekretere verilmiş, 11 ve 12 nci maddelerde ise sözleşme ve protokol yapılmasını gerektirmeyen alımlardan söz edilmiştir.
Somut olayda ise 03.04.2002 tarihli faks ile davalı tarafından davacı şirkete İspanya seyahatine katılacak üyelerine ait isim listesi gönderilmiş, davalı birlik başkanının imzasını taşıyan ve kendine bağlı oda ve borsa başkanlarına hitaben gönderilmiş aynı tarihli faks ile de bu seyahate katılacak üyelerin pasaportlarını davacı şirkete göndermeleri istenmiştir. Yine aynı nitelikteki 05.04.2002 tarihli faksta ise Budapeşte ziyaretinin ileri bir tarihe ertelendiği, pasaportların davacı şirket tarafından üyelere iade edileceği bildirilmiştir. Davacının, pasaportları iade ettiğine ilişkin posta evrakları da dosyaya sunulmuştur. Bu durum karşısında taraflar arasında seyahat düzenleme ilişkisinin doğduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy