(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 57/b, 87) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.10.2003 tarih ve 2002/481-2003/571 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açtığı rücuan tazminat davası sonucunda, davanın kısmen kabulüyle 701.844.500.-TL.nın 22.11.2001 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline dair kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu kazada tarafların 4/8 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 25.09.2001 tarihli kaza tutanağı ve mahkemece karara esas alınan 17.03.2003 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, olay, geçiş önceliği açısından eşit ağırlıkta olan kavşakta, gündüz ve havanın açık olduğu bir zamanda meydana gelmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 57-b-3 ve c bendinde kavşaklarda geçiş üstünlüğü ve kuralları düzenlenmiş, aynı kanununun 84/h maddesinde kavşaklardan geçiş önceliğine uymama halinde araç sürücüsü asli kusurlu sayılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsünün kavşakta sağından gelen araç trafiğine yol vermediği ve kavşak geçişini bitirmek üzere olan araca çarptığını kabul edildiği halde, KTK.nun 87 nci maddesi hükmü tartışılmamıştır. Aynı zamanda, raporu düzenleyen bilirkişi de kusurun tespiti konusunda uzman olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece mevcut dosya kapsamına göre tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi aracılığı ile tespit ettirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy