(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 tarih ve 2003/755 - 2004/216 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekili, karşı taraf olan Ş.E. tarafından açılan alacak davasının aleyhlerine sonuçlandığını, ancak vekil ya da temsilci olmayan kişilere tebligat yapılmak suretiyle temyiz hakkını kullanamadan kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından 06.05.2002 tarihinde düzenlenen azilname ile avukatlar Z.Y'yi ve M.E'yi davadan çektiğini ve tarafına vekalet verildiğini, buna rağmen tebligatın eski vekillere gönderildiğini, önceki vekillerin de tebligatı almadıkları, yapılan incelemede tebligatın Ş. isminde bir sekretere tebliğ edildiğinin anlaşıldığı ancak anılan vekillerin yanında böyle bir şahsın çalışmadığını, bu nedenle yapılan işlemin iptali gerektiğini ileri sürerek, mahkemenin 20011203 Esas - 2003/28 Karar sayılı dava dosyasının eski hale getirilmesi için yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı taraf vekili, tebligat tarihinde adı geçen avukatların vekilliklerinin sona ermediğini, azilnameye ilişkin herhangi bir bilginin dosyaya sunulmadığını, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi istenen dosyada verilen kararın, az1edildiğine ilişkin dosyada belge bulunmayan vekile tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işleminin geçerli bulunduğu, bu nedenle yargılamanın iadesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekili temyiz etmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesini talep eden kooperatif vekili, yenileme istemine konu dava dosyasında verilen kararın müvekkili kooperatifin vekaletten azlettiği eski vekillerine tebliğ edilmesi nedeniyle kararın kesinleştiğini, bu nedenle temyiz haklarını kullanamadıklarını ileri sürerek, yargılamanın iadesini istemiştir. Yargılamanın yenilenmesi istemine konu dava dosyası incelendiğinde, dosyaya sunulan en son 06.05.2002 tarihli vekaletname uyarınca Avukat B.A'nın S.S. G. Konut Yapı Kooperatifi'nin vekili olarak tayin edildiği, mahkemece vekilliğine karar verilerek, davayı kooperatif vekili olarak takip ettiği, ancak mahkemece verilen kararın kooperatifin 06.05.2002 tarihli azilnamesi ile azledilen eski vekiller adına çıkarıldığı görülmüştür. Bu itibarla, kararın tebliği usulüne uygun bulunmamaktadır.
Usulsüz tebliğe dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuş ise de, yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olup, HUMK'nun 445'inci maddesine göre ancak kesinlik kazanmış bulunan hükümlere karşı ve maddede sınırlı bir biçimde sayılan sebeplere dayalı olarak istenebilir. Yargılamanın yenilenmesi istenen dosyada kooperatife yapılan karar tebliğinin yanlış vekillere yapılması nedeniyle verilen karar kooperatif yönünden kesinleşmediği gibi, yanlış tebliğ yapılması anılan 445'inci maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirine de uymamaktadır.
Bu durumda, yargılamanın yenilenmesi istenen dosyada verilen kararın kooperatifin azledilen vekilleri yerine, geçerli vekaletnameye dayalı olarak kooperatif vekili olarak kabul edilen Avukat RA'ya tebliğ edilmesi gerekmekte olup, ancak anılan vekile yapılacak tebliğden sonra temyiz süresinin işlemeye başlayacağı gözetildiğinde, yargılamanın yenilenmesi istenen dosyada verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, davanın açıklanan bu gerekçelerle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş ise de, sonucu itibarıyla doğru olan kararın HUMK'nun 438/son maddesi gereğince açıklanan değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye l.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy