(1163 S. K. m. 46, 59)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2004 tarih ve 1998/1297-2004/119 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olduklarını, yönetimleri sırasında 36 dairenin doğramalarının yapımına ilişkin yapılan 25.04.1997 tarihli sözleşmeye göre, doğramalar takılmadan işin bedelini ödediklerini, daha sonra sözleşmeli şirketin iflas etmesi nedeniyle doğramaların takılamadığını, bu suretle kooperatifi zarara uğrattıklarını ve dava tarihinde bu iş için 4.800.000.000.TL gerekeceğini ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davaya konu sözleşmenin 28.04.1997 tarihli ve 20 dairelik sözleşme olduğunu ve tazminat taleplerinin aynı olduğunu ıslahla bildirmiştir.
Davalılar vekili cevabında, sözleşme kararının emanet komisyonunca alındığını ve yerine getirildiğini, zararın söz konusu olmadığını bildirmiş, daha sonra da ikinci sözleşmenin binaların hazır olmadığı için yerine getirilemediğini ve şirketin iflas ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların özen göstermeyerek, işi takip etmeyerek, uzun süre önce iflas eden şirketi araştırmayarak, şirketin zararına neden oldukları ve sorumlu oldukları gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne ve 1.748.000.000.TL.nın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif eski yöneticilerinin, görevleri sırasında kooperatifi uğrattıkları zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin 28.02.1998 tarihli genel kurulda ibra edildiklerini savunmuş ise de mahkemece bu genel kurul tutanağı getirtilip incelenmemiş, tartışılmamış ve ibranın açık bir ibra olup olmadığı araştırılmamıştır. Davalıların genel kurul kararı ile açık bir ibra ile ibra edilmiş olmaları durumunda, bu davanın kabulü mümkün olamayacağından, bu savunma araştırılmadan karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davalılar vekilince, dava dışı şirketin sözleşmeyi yerine getirmemesinin, üyelerin aidat ödememeleri nedeniyle, binaların süresinde doğrama takılacak seviyeye getirilemediği için geciktiği ve sonuçta şirketin işlerin kötüye gitmesiyle ortadan kaybolduğu savunulmuş, nitekim bu iddiayı doğrulayabilecek nitelikte sözleşmede ödemelerin Mayıs-Ekim ayları arasında yapılacağı, doğramaların ise 15 Temmuz 1997 tarihinde teslim edileceği hüküm alınmış olduğu halde, bu savunmamın doğruluğu da araştırılmamıştır. Bu savunmanın doğruluğu halinde de davalıların sorumluluğunun kapsamı değişebilecek olup, anılan hususlardaki savunmalar araştırılmadan verilen karar doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemenin kabule ilişkin gerekçeleri, dosya kapsamına da uymamaktadır. Kararda dava dışı müteahhit şirketin uzun süre önce iflas ettiği yazılı olduğu halde, Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısında şirketin Söke'de faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı şirket ile davaya konu sözleşmeden üç gün önce yapılan diğer bir sözleşmede, otuz binanın doğramaları için anlaşma yapıldığı ve bu işin yerine getirildiği de sabittir. Bu durumda, kararda yazılan gerekçelerin dosyadaki bilgi ve belgelere uymaması nedeniyle de karar doğru bulunmamıştır.
4- Davacı vekilinin temyizine gelince, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki zarar hesaplaması da doğru olmamıştır. Bu davada, kusur ve sorumluluğun sübutu halinde zararın hesaplanması, parası ödendiği halde yapılamayan işin, dava tarihindeki gerçek değeri üzerinden belirlenerek, bunun üzerinden hesaplanacaktır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerini diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 12.07.2005 tarihide oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy