(818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 275, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.04.2004 tarih ve 2002/695 - 2004/232 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın karıştığı kaza dolayı müvekkilinin, zarar gören karşı aracın kasko sigorta şirketine icra tehdidi altında 18.09.2002 tarihinde 1.610.000.000. lira ödemek zorunda kaldığını, anılan meblağın ödenmesi için davalı şirketin Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü'ne başvurmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan sigorta poliçeleri kapsamında ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete kaza ihbarında bulunulmadığından davalının temerrüdünden söz edilmeyeceğini, asıl hasar miktarının 956.000.000. lira olduğunu savunarak, yetki, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının başlatılan icra takibi sonucu kazaya karışan karşı aracın kasko sigortacısına hasar bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.610.000.000. lira ödediği, ancak davacının davalı sigorta şirketine olayı ihbar etmediği, bu nedenle işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ile 956.000.000. liranın dava tarihi olan 07.10.2002'den itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları ve İMSS teminatları ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta ettirenin, karşı aracın kasko sigorta şirketine ödemek zorunda kaldığı meblağın, davalı sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, davacı vekilince davadan önce davalı şirketin Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü'ne çekilen ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğüne göre, bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün iki nolu bendinde yer alan dava tarihi olan 07.10.2002 tarihinden itibaren ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine 21.09.2002 tarihinden itibaren ibaresinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy