(6762 S. K. m. 1305) (Yangın Sigortası Genel Şartları A.1, A.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2000/926 - 2003/918 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2005 gününde davalı avukatı Derya Akgül gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirkete sigortalı olduğunu, 25.04.2000 tarihinde davacı şirketin paratonerine yıldırım düşmesi sonucu işyerinde bulunan bazı elektronik eşyaların zarar gördüğünü, yıldırımın neden olduğu yangınlı veya yangınsız hasarların tümünün yangın sigortası kapsamında olmasına rağmen, hasarın davalı tarafından karşılanmadığını ileri sürerek, 3.301.054.147. TL.nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen hasarın yıldırımın doğrudan etkisi ile olamayacağını, ancak dolaylı etkisi ile meydana gelebileceğini ve bu durumun da poliçe genel şartları gereği teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yıldırımın düşmesi sonucu meydana gelen hasarın, sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararların sigorta kapsamında kaldığı, dava konusu olayda yıldırımın topraklama sistemlerinde, elektrik enerjisi besleme hattında ve veri giriş sistemlerinde zarar meydana getirdiği, ancak bu zararın yangı sigortası genel şartlarının A.4 ncü maddesinin 4.6 ncı fıkrasına göre teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesiyle sigortalı işyerine yıldırım düşmesi nedeniyle, sigorta alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekili, hasarın, yıldırımın doğrudan etkisi ile meydana gelmediğini, yıldırımın dolaylı etkisi ile meydana gelen hasarların sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1305 nci maddesinin 3 numaralı bendinde sözü edilen yıldırım riski, bir doğa olayının oluşturduğu risk şekli olup, yıldırımın neden olduğu gerek yangınlı, gerekse yangınsız hasarların tümü yangın sigortası teminatı içinde kalmaktadır. Diğer bir değişle, yıldırım sonucu yangın oluşmasa dahi, bizatihi yıldırım olayının sigortalı bina veya eşyada meydana getirdiği hasar, sigorta kapsamı içinde kabul edilmektedir.
Öte yandan; Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesinde sigortanın kapsamı belirtildikten sonra, A.4 ncü maddesinde teminat dışı haller sayılmıştır. Genel Şartların A.4.6 ncı maddesinde, yangın çıkarmaksızın; elektrikle çalışan her türlü motor, elektrik veya elektronik alet, cihaz, tesisat ve kordonlarının, elektrik cereyanına bağlı bulundukları sırada, bu cereyan yüzünden kısa devre, topraklama, voltaj iniş çıkışları ve bu yüzden ısınma ve endüksiyon cereyanı gibi nedenlerle uğrayacakları zararların teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere madde metninde, yıldırım düşmesi nedeniyle meydana gelecek kısa devre sonucu oluşacak hasarın teminat dışı olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dava konusu olayda da, davalı şirkete sigortalı olan ve davacıya ait işyerindeki paratonere yıldırım düşmesi sonrası, işyerinde bulunan elektronik eşyalar hasarlanmış olup, olay, sigorta teminatında bulunmaktadır. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında mahkemece, dava konusu olay nedeniyle zarar gören şeylerin ve davacının sigorta alacağının ne miktardan ibaret olduğunun belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, 28.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy