(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.06.2004 tarih ve 2004/153-2004/369 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu müvekkilinin, zarar gören karşı aracın kasko sigorta şirketine ilama dayalı olarak yapılan takip sonucu 1.700.000.000. TL ödenerek ibraname alındığını, şifaen yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmaması üzerine ödenen miktarın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin kazadan sonra geriye dönük olarak tanzim edildiğini, bu nedenle söz konusu poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davalı şirketin temerrüdünün bulunmadığını, şirket ve acente kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, zarar gören karşı aracın kasko sigorta şirketi tarafından aralarında davalının da bulunduğu sorumlular hakkında açılan davanın kesinleştiği, davalı tarafından düzenlenen trafik poliçesinin kaza tarihini kapsadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta ettirenin, karşı aracın kasko sigorta şirketine ödemek zorunda kaldığı meblağın, davalı sigortacısından tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yapılan icra takibi sırasında icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına, yargılama sırasında da takibe yapılan itirazlar tekrarlanarak davanın reddini savunmuştur.
Bilindiği üzere, ödeme emri tebliği üzerine borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı İİK.'nun 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra tetkik mercii hakimliğinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı kanunun 67/1. maddesi uyarınca, dilerse mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir.
Dairemiz'in yerleşik uygulamasına göre, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, itirazın iptali davasının da bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından icra takibi İstanbul İcra Dairesinde başlatılmış, davalı vekili yetkili icra Dairesinin Şişli olduğu yönünde yetki itirazında bulunmuş, ayrıca borcun esasına da itiraz etmiştir. Davacı-alacaklı itirazı benimseyerek davayı Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinde açmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde yetki itirazının davacı tarafça benimsendiği gözetilip işbu davanın itirazın iptali davası olarak bakıp sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı nazara alınmadan doğrudan esasa girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer (esasa ilişkin) temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer (esasa ilişkin) temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy