(556 S. KHK m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.2004 tarih ve 2004/566-2004/138 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin PINAR markasının tanınmış olduğunu, davalının AKPINAR markasını tescil ettirmek üzere müracaat ettiğini, yaptıkları itirazın davalı enstitü tarafından reddedildiğini, oysa, 556 S.K.H.K.nin 7/ı ve 8/4 maddeleri uyarınca markanın aynı ya da benzeri ibarelerin hangi sınıfta olursa olsun tescil edilemeyeceğini, müvekkili ile davalının ürün gruplarının aynı olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Enstitü vekili, red kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının PINAR markasının tanınmış olduğu, davalı markasının şekil ile birlikte ve farklı bir yazı karakteri ile yazılıp davacı markası ile benzerlik taşımadığı, şekil ve AK ekinin ayırt edilmeyi sağlayacak şekilde kullanıldığı, iyiniyet kurallarına aykırı bir kullanımın söz konusu olmadığı, davalı Enstitü kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı Patent Enstitüsünün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı Akpınar Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ltd. Şti. diğer davalı Patent Enstitüsü nezdinde AKPINAR ibaresini marka olarak tescil ettirmek istemiş, davacı şirketin tanınmışlık ve markalar arasında iltibas bulunduğu yönündeki itirazları sırasıyla Markalar Dairesi ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları ve markaların tertip tarzları itibariyle vasat düzeydeki üreticiler tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, reddedilmiştir.
Taraflar arasında davacı markasının tanınmış olduğu ve markaların aynı sınıfta olduğu konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık markaların benzer olup olmadığı ve tüketici nezdinde iltibasa neden olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, markalar arasında iltibası önlemeye yetecek kadar farklılık bulunduğu kabul edilerek dava reddedilmiş ise de, her iki markada aynı sınıfta olup, markaların esas unsurunu teşkil eden ortak ibare, kök kelime Pınar olduğu gibi, davalının markası, fonetik, görsel, işitsel ve anlamsal olarak da davacının markası ile benzerdir.
O halde, markanın bu şekilde tescil edilmesi halinde 556 sayılı K.H.K.nin 8/1-b maddesine göre markaların benzer olması nedeniyle halk arasında karıştırılma ihtimali veya en azından iki markanın ilişkili olduğu yolunda ihtimal doğurması muhakkak bulunacağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy