(818 S. K. m. 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.12.2003 tarih ve 2003/1012-2003/1563 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı dört ayrı medya şirketinin aralarında imzaladıkları genel kredi sözleşmelerinde, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, bu kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek ihtarnamelerin gönderildiğini, ancak buna rağmen bu şirketlerden İlyay Gazetecilik A.Ş. ve Tan Gazetecilik Matbaacılık A.Ş. ile yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenmediğini ve ayrıca diğer iki şirket Veb Holding A.Ş. ve Veb Ofset İleri Matbaacılık A.Ş. ile yapılan sözleşmelerden kaynaklanan borçlar bakımından ise, daha önce İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nde sonuçlanan davada verilen karara göre, daha sonra değişen faiz oranlarındaki artış nedeniyle zarar uğradıklarını ileri sürerek; ödenmeyen kredi borçları için şimdilik 5.000.000.000.-TL ve faiz değişikliğinden kaynaklanan zararlar için şimdilik 5.000.000.000.-TL olmak üzere toplam 10.000.000.000.-TL alacağın, dava tarihinden itibaren genel kredi taahhütlerinde belirlenen faiz oranları, cezai faiz, BSMV ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın kat'ına ilişkin ihtarnamelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının hem asıl kredi borçlusu şirketler hem de müvekkili hakkında mükerrer takipler yaparak alacağının tamamını tahsil ettiğini, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nde yapılan takipte ve takibe itiraz sonucu İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nde verilen kararda faiz oranının belirlendiğini, davacının bu aşamadan sonra artan oranlarda faiz isteme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller ile benimsenen bilirkişi kurul raporlarına göre, kesinleşen İstanbul 1. Ticaret Mahkemesi'nin 1992/5175 esas sayılı kararında da belirtildiği gibi davacı bankanın, davalının sözleşmede belirttiği adrese ihtarname gönderdiği, davalının yeni adresinin bankaya bildirmeyerek fiili bir tebliğ imkansızlığı yarattıktan sonra tebligat usulsüzlüğünü ileri sürerek borçlardan kurtulmak istemesinin MK. nun 2 nci maddesindeki dürüstlük ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle temerrütten sorumlu olduğu gerekçeleriyle istemin kabulü ile şimdilik 5.000.000.000.-TL alacağın dava tarihinden itibaren % 213 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve ancak davacının Veb Ofset A.Ş. ve Veb Holding A.Ş.nin kredisinden kaynaklanan alacak hakkında ise davalı hakkında yapılan itirazın, anılan mahkeme kararı ile itirazın kısmen iptaline karar verildiği ve takibin halen derdest bulunduğu, davacı talebinin BK.nun 105 nci maddesinde düzenlenen munzam zarar mahiyetinde olduğu, munzam zararın belirlenmesi için takibin sonuçlanması gerektiği kaldı ki mahkeme kararında faizinin %213 oranında belirlendiği ve bunun dışında faiz isteminde bulunamayacağı gerekçeleriyle istemin reddine karar verilmiş, verilen karar dairemizce bozulmuştur. Bozma üzerine mahkemece davanın her iki istem bakımından da reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 20.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy