(2918 S. K. m. 20, 94) (6762 S. K. m. 1269)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.03.2004 tarih ve 2002/855-2004/135 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Mustafa A. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Mustafa'ya ait müvekkili şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, alkollü sürücü diğer davalı yönetiminde iken % 100 kusurla bir şahsa çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketçe ölenin varislerine 18.000.000.000 TL. ölüm teminatı çerçevesinde ödendiğini ileri sürerek, bu bedelin poliçe genel şartlarının 4/d maddesi uyarınca davalılardan rücuan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Mustafa A., ölüme neden olan aracı 25.12.2000 tarihinde noter satışı ile sattığını, tarafına sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 2918 Sayılı KTK. nun 94. maddesi hükmü uyarınca araç işleteninin değişmesi halinde yalnızca sigortacıya fesih hakkı tanındığı gerekçesiyle davalılardan Mustafa A. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı önünden ise, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilince düzenlenen poliçede davalılardan Mustafa A.'ın sözleşmede sigorta ettiren olduğunu ileri sürmüş; bu davalı ise, aracı kazadan yaklaşık 1,5 yıl kadar önce noter satış sözleşmesi ile dava dışı Nedim A.'a satıp devrettiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, kazaya karışan sigortalı aracın, kaza tarihinden önce davalı tarafından 2918 Sayılı KTK'nun 20/d maddesine uygun şekilde noter satış sözleşmesiyle dava dışı Nedim A.'a satılıp teslim edilmiş olup, bu husus dosya kapsamı ile de sabittir.
TTK'nun 1269. maddesi mal üzerinde ekonomik menfaati olan malikle birlikte malike karşı mal nedeniyle borçlular, acente, kiracı, komisyoncu ve malın muhafazasından hukuken menfaati olan kimselerin, bu menfaatlerini sigorta ettirilebileceğini öngörmüştür. Madde metninden de anlaşılacağı gibi bir menfaatin sigortalanabilmesi için ekonomik bir menfaat olması, bu menfaatin hukuken geçerli olması ve nihayet halihazır veya müstakbel bir menfaat olması gerekir.
Somut olayda, zarar veren araca ilişkin olarak davacı sigorta şirketince 18.05.2002-2003 tarihlerini kapsar şekilde düzenlenen trafik sigorta poliçesinde davalılardan Mustafa A. bu poliçede sigorta ettiren olarak görülmekte ise de, davalılardan Mustafa'nın, noter satışından sonra ve kaza tarihini kapsayan poliçe dönemine ilişkin olarak aracı sigorta ettirmekte bir menfaati kalmadığının kabulü gerekir. Nitekim, davalılardan Mustafa, davacının dayandığı bu poliçeyle sorumlu tutulamayacağını, böyle bir poliçe düzenletmesine gerek dahi olmadığını esasen yargılama sırasında da savunmuştur.
Mahkemenin gerekçesinde dayandığı, 2918 sayılı KTK'nun 94. maddesi hükmü uyarınca, sigortalı motorlu aracın işleteninin değişmesi halinde devreden işletene, onbeş gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunluluğu getirilmiştir. Yeni işletenle sözleşmeyi devam ettirme konusunda taktir hakkı sigortacıya bırakılmış ve sigortacının, durumun kendisine bildirilmesinden itibaren onbeş gün içinde sigorta sözleşmesini feshedebilme hakkı tanınmış bulunmaktadır. Ne var ki, somut olayda davalılardan Mustafa'nın yeni döneme ilişkin poliçe tanziminden 1,5 yıl kadar önce sattığı araç için, kaza tarihini kapsayan poliçe düzenletmekte menfaati kalmadığına göre, bu yasal düzenlemede ihbar yükümlülüğü olan işleten konumunda olmayıp, bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden ve devir durumunu sigortacısına bildirmediğinden söz etmeye gerek kalmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davalılardan Mustafa'nın sigorta ettirmekte menfaati bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmadan, bu yasal düzenlemeye dayalı yazılı gerekçelere göre hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Mustafa A.'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy