(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 tarih ve 2002/501-2004/338 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2005 gününde taraf vekilleri ve taraflar tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ortağı bulunduğu davalı kooperatifçe gönderilen ihtarnameyle 854.300.000 TL. borcunu ödemesinin istenildiğini, oysa borç iddiasının dayanaksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve kooperatif yönetim kurulunca verilen ihraç kararının iptalini, birleştirilen davada ise ortaklıktan ihraç kararını onaylayan genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı ortağın davalı kooperatifçe gönderilen iki ihtarname ile tanınan yasal sürelerde gecikme faizi borcunu ödemediğinden hakkında verilen ihraç kararının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacıya gönderilen 15.05.2002 tarihli birinci ihtarnamede 10 günlük süre içerisinde ödenmesi istenilen 854.300.000 TL. gecikme cezası borcunun hangi tarih itibariyle hesaplandığının belirtilmemesi, buna göre değinilen miktar gecikme faizinin istenebilir muaccel hale gelip gelmediğinin ortak tarafından öğrenilme olanağının tanınmaması ve 01.07.2002 tarihli ikinci ihtarnamede ise aynı miktar borcun 27.06.2002 tarihi itibariyle ödenmediği belirterek muacceliyetin ilk ihtarnameden sonraki bir tarihe taşınması sureti ile borcun niceliği, oluşumu ve muacceliyet kazandığı tarih konusunda duraksamalara meydan verilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesince öngörülen koşullara aykırı düştüğünden, yöntemince düzenlenip gönderilmeyen ihtarlara dayalı verilen ortaklıktan ihraç kararının iptali gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak salt davacı borcunun varlığının sabit olduğundan söz edilerek davanın reddi isabetsizdir.
Sonuç Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karar davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden, duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy