(6762 S.K m. 1299, 1300, 1304) (Yangın Sigortası Genel Şartları B.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2003 tarih ve 2002/290-2003/744 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine klasik ticari yangın sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinde meydana gelen kaza sonucu 4.103.740.000. TL. hasar bedeli, 188.800.000. TL. nakliye bedeli, 47.025.000. TL. iki ihtar bedeli zararın oluştuğunu ileri sürerek, bu meblağın reeskont faizleri ile birlikte, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davacının emtianın değerinin düşük gösterilerek eksik sigorta yapıldığını, gerçek zarar miktarı 781.313.725 TL.olduğunu, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. .
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan kanıtların tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, işyeri paket sigortasına dayalı olarak, hasar nedeniyle sigortadan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt faizinin başlangıcı kaza tarihi olarak belirlenmiştir.
Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.8-1. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren bir ay içerisinde gerekli incelemelerini tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip, sigortalıya bildirmek zorundadır. Anılan hükme göre, davalı sigortacının temerrüt tarihi kendisine rizikonun ihbarından bir ay sonrası değil, hasarın belirlenmesine ilişkin gerekli belgelerin kendisine verilmesinden itibaren bir ay sonrasıdır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda anılan hüküm çerçevesinde davacının temerrüt tarihi belirlenmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 20.900.000 lira harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy