(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.07.2004 tarih ve 2001/155-2004/139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin kaçak ve imar mevzuatına aykırı yapıları traşlamak suretiyle yasadışı yollarla imara uygun hale getirmek amacıyla 10 milyon olan aidatları 100 milyona çıkardığını ileri sürerek, 27.05.2001 günlü genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada ise davacı vekili, kurada kendisine çıkan konutu beğenmediği ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçeleriyle iki kez üyesi olduğu davalı kooperatiften ihraç edildiğini, ihraç kararlarının usule uygun olmadığını, ihraca ilişkin olarak Yönetim Kurulu'nca alınan kararın Genel Kurul'un onayladığını ileri sürerek 30.07.2002 tarihli Genel Kurul'un müvekkiline ilişkin olarak verdiği kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının kooperatif genel kurulunda alınan karar gereği belirlenen aidatları ödemediğini, kurada kendisine isabet eden bölümü beğenmediğini, bu nedenle iki kez ihraç kararı verildiğini, davacının itirazının genel kurul tarafından reddedilerek tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, asıl davada genel kurula katılmayan davacının dava hakkı bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre asıl davada davalı kooperatifin yıkımına karar verilen yapıları yasaya uygun hale getirerek yıkımı engellediği bu nedenle üyelerden toplanan aidatların yükseltilmesine karar verdiği, davalının aidatlara ilişkin itirazının yerinde olmadığı birleşen davada, davacının kendisine isabet eden konutu beğenmediği, genel kurulda karar altına alınan aidatları ödemediği, usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen katılmadığı genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davaların reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl dava hakkında verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı asıl davada iptali istenen genel kurul kararı ile kooperatifin kaçak ve imar mevzuatına aykırı yapıları tıraşlamak suretiyle yasal olmayan yollarla imara uygun hale getirildiğini, birleşen davada ise parasal yükümlülüklerini yerine getirmeme ve kendisine düşen konutu beğenmeme nedeniyle kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptalini istemiş, mahkemece, her iki genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak açılan davaların reddine karar verilmiştir. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeme nedeniyle davacının ihracına karar verilmiş ise de gönderilen ilk ihtar usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. Öte yandan, davacının kura ile kendisine düşen konutta uzun yıllar oturduğu taraflar arasında tartışmasız olup, davacının konutunun başka bir konutla takas istemini içeren dilekçesi kendisine düşen konutu beğenmeme olarak yorumlanamaz. Parasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olmadığı, davacının kendisine düşen konutu beğenmediğine ilişkin kanıt ibraz edilemediği anlaşıldığından mahkemece, davacının ihraç edildiği genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak açılan birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün asıl dava yönünden ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen dava yönünden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy