(818 S. K. m. 163, 167)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.03.2004 tarih ve 2000/56 - 2004/253 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı İsmet Özcanlı'dan asaleten ve İsba A.Ş.ne kefaletinden dolayı çeşitli kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının bulunduğunu, davalının da İsmet Özcanlı lehine keşide ettiği (34.000) ABD Doları meblağlı senet bedelini müvekkiline ödemesi gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı İsmet Özcanlı'dan bir daire satın almak amacıyla dava konusu senedi düzenlediğini, ancak dava konusu senetler dışındaki tüm ödemelerini yapmasına rağmen İsmet Özcanlı'nın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla müvekkilinin İsmet'ten alacaklı bulunduğunu, dava konusu senedin ise kambiyo senedi niteliğinde olmaması sebebiyle müvekkilinin İsmet'e karşı ileri sürebileceği tüm itiraz ve def'ileri davacıya karşı da öne sürebileceğini, ayrıca dava konusu senedin alacağın temliki hükümlerine uygun şekilde devir ve temlik edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ortada geçerli bir alacağın temliki sözleşmesinin bulunmadığı, aksi kabul edilse dahi BK.nun 167/1 nci maddesi uyarınca borçlu davalının temliki öğrendiği zaman temlik eden dava dışı İsmet'e karşı sahip olduğu tüm def'ileri temellük eden davacı bankaya karşı da ileri sürebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı bankaya, kredi ilişkisinin güvencesi olarak dava dışı kredi borçlusunun tevdi ettiği ve yargılama sırasında düzenleme tarihleri bulunmadığı için adi senet niteliğinde olup, senet alacaklısı ile davacı banka arasında, BK.nun 163/1 nci maddesine uygun biçimde yazılı temlik sözleşmesi yapılmamış olsa bile, senet lehdarı ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 17 ve ferdi kredi sözleşmesinin 12 nci maddeleri hükümleri uyarınca senetlerin davacı bankaya temlik edilmiş sayıldığını kabul etmek gereklidir. Buna bağlı olarak, aynı yasanın 167/1 nci maddesine göre borçlunun temlik işlemini öğrendiğinde, temlik edene karşı sahip olduğu def'ileri temellük edene karşı da ileri sürebilecektir. Dava dışı senet alacaklısı İsmet Özcanlı vekili tarafından mahkemeye sunulan 22.03.2000 tarihli dilekçe ile, inşaatı tamamlayıp teslim edemeyen müvekkilinin kendi yükümlülüğünü yerine getiremediği, bu nedenle dava konusu senedin bedelsiz kaldığı bildirilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, senet bedelini ödeme borcu bulunmayan davalıya yönelik davanın belirtilen gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK. nun 438/9 ncu maddesi uyarınca, düzeltilmiş bu gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy