(2918 S. K. m. 111)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 1998/751-2002/980 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın neden olduğu kazada, araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve davalı sürücünün kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100.000.000.TL maddi ve 1.000.000.000.TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla toplam tazminat istemini 20.507.356823 TL.na yükseltmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacı asile ödeme yaptığını, ibra ve feragatname aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücü bakından davanın kabulüne, davalı şirket bakımından ise usulüne uygun feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 2918 sayılı KTK.na ve haksız eyleme dayalı, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, yukarıda açıklanan nedenlere dayalı tazminat istemleri, davalılardan işletenin ödemede bulunarak ibraname aldığı ve davadan feragat edildiği gerekçesiyle, bu davalı bakımından reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK.'nun 111. maddesine göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ya da uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür.
Öte yandan, bu yasa hükmünden yararlanmak için, ilgilisinin ibra belgesinin açıkça ve ayrıca iptalinin istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu hususun ileri sürülmesi ve ibranın yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde, hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması dahi yeterlidir. Öte yandan, açılmış bir davada, açıklanan gerekçeler çerçevesinde, davalıyı ibra eder nitelikte davadan feragat edilmesinin geçersiz olduğu da aynı davada ileri sürülebilecektir.
O halde mahkemece, ibranamede davacıya ödendiği belirtilen meblağ ile belirlenen gerçek zararın, 2918 sayılı KTK.'nun 111. maddesi hükmü ve tarafların içinde bulunduğu durumlar da göz önüne alınarak, aradaki farkın fahiş olup olmadığının, bunun sonucuna göre de ibranın ve feragatin geçersiz sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalılardan işleten bakımından yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, davacı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy