(2918 S. K. m. 48, 85, 86) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.06.2004 tarih ve 2002/1328-2004/648 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı (4.750.000.000)TL hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesi uyarınca alkollü iken araç kullanılması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün de kaza sırasında alkollü araç kullandığını ve ehliyetinin de bu nedenle 3 ay süreyle geri alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının aracının yük taşıma aracı olması nedeniyle sürücünün alkol almasının tamamen yasaklandığı, bu nedenle tazminat isteminin poliçe kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bir özel hukuk ilişkisi olan bu sözleşmenin sigorta teminatı dışında kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5. maddesinde taşıtın, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar kasko sigortası teminatı dışında tutulmuştur. Bu maddenin dayanağını teşkil eden Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürmeleri yasaklanmış olup aynı maddenin yönetmelik düzenlemesine olanak taşıyan ikinci fıkrasında, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmamıştır. Bu durumda Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97/b-1. maddesinde yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücülerin alkollü içki kullanmış olarak bu araçları süremeyeceklerinin bildirilmesi ve yasada yer alan hükmü dikkate almadan yasak getirilmesi, yasal dayanağı olmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, nöroloji uzmanı doktor ile trafik uzmanı bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, olayın meydana geliş şekliyle kaza ve hasarın münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi altında bulunmasından meydana gelip gelmediği saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru almamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy