(2675 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.10.2003 tarih ve 2002/1987 - 2003/900 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Telsim A.Ş. ile davalılar arasında değişik tarihlerde ekipman temini, kredi ve teknik bakım anlaşmaları yapıldığını, bunun dışında diğer müvekkillerinin davalılarla hukuki, ticari vesair ilişkilerinin bulunmadığını, müvekkili Telsim ile davalılar arasında meydana gelecek uyuşmazlıklarda İsviçre Hukuku'nun uygulanması ve ihtilafların İsviçre'de Hakem Heyeti önünde çözümlenmesinin kabul edildiğini, buna rağmen davalıların bu sözleşme hükmünü hiçe sayarak ABD Güney New York Bölge Mahkemesi'nde ve İngiltere'de müvekkilleri gerçek kişiler aleyhine davalar açtığını, bunun sonucu olarak gerçek kişi müvekkillerinin şahsi mal varlıkları üzerine tasarruf imkanını ortadan kaldıran tabirler verildiğini ileri sürerek, Telsim A.Ş. ile davalılar arasında akdedilen değişik tarihli sözleşmeler nedeniyle doğan veya doğabilecek ihtilafların hallinde yetkili merciin sözleşme şartları doğrultusunda İsviçre ve Hakem Kurulu olduğunun ve bu ihtilaf nedeniyle davalıların İsviçre'de Hakem Heyeti'ne başvurmaları gerektiğinin tespitine, davacı gerçek kişiler hakkında ABD Güney New York Bölge Mahkemesi'nde açılmış davanın ve bununla bağlantılı olarak İngiltere, Bermuda, Almanya, Fransa ve Channel Island'da açılan ihtiyati tedbir davalarının batıl olduğunun tespiti ile açılan davalar nedeniyle arasında akdedilmiş bulunan sözleşmeler ile ilgili bütün iddia ve isnatların ancak sözleşme taraflarına karşı ileri sürülebileceğinin ve ancak sözleşmenin taraflarının davacı ve davalı olabileceğinin tespitine, Telsim A.Ş. ile davalılar arasındaki ihtilaflar İsviçre'de Hakem Heyeti'nin kararlarına bağlı olduğundan, diğer ülkelerde açılan davaların İsviçre'deki hakem davasının sonucu beklemesi, açılan davaların, başlatılan işlemlerin durdurulmasına, ihtiyati tedbir/hacizlerin infazının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Motorola Credit Corparation ve Motorola Inc. Vekili, ABD'de görülen davanın RICO (Şantaj ve Rüşvet Örgütleri Kanunu) Kanunu'na dayanan ve aynı zamanda Common Law'da öngörülen sözleşme ilişkisini dayanmayan haksız fiil davası olduğunu, tahkimle ilgisinin bulunmadığını, o davada Telsim A.Ş.'nin taraf olmadığını, davacıların daha önce menfi tespit ve muarazanın men'i talebi ile dava açıldığını, bu davanın derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, mahkemenin dava konusu edilen hususlar hakkında yargı hakkı ve görevinin bulunmadığını, Türk mahkemelerine, yabancı devlet mahkemelerinde derdest olan davalara ilişkin olarak o mahkemelerin görevli ve yetkili olup olmadığını tespit etme, onları durdurmaya karar vermek hakkının tanınmadığını, bunun ancak tenfiz ile mümkün olduğunu, müvekkillerinin Türkiye'de ikametgahının bulunmadığını, ABD'de davanın açılması gerektiğini, davacıların açılmış ve görülmekte olan bir davada iddia ve savunma olarak sürebilecekleri hususlarda ayrı bir dava açamayacaklarını, Telsim A.Ş.nin aktif, Motorola Inc.'in pasif husumetinin bulunmadığını, zira; görülen davalarda taraf olmadığını, New York Mahkemesi kararının sonuçlanmasının beklenilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Nokia Corporation vekili, müvekkili ile davacı Telsim A.Ş. arasında ekipman tedarikine ilişkin sözleşme yapıldığını ve İsviçre'de yapılacak tahkime tabi olduğunu, ABD'deki davanın sözleşmeden kaynaklanmadığını, kaldı ki ABD'deki davanın, tenfiz davası öncesinde Türkiye'de mahkeme önünde tartışılamayacağını, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 08.04.2000 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili gerçek kişiler hakkında ABD'de açılmış bulunan davanın ve bununla bağlantılı olarak İngiltere, Bermuda, Almanya, Fransa ve Channel Island'da açılan ihtiyati tedbir davalarının batıl olduğunun tespiti ile yaratılan muarazanın men'ine şeklindeki ibarelerin dava dilekçesinden çıkardıklarını, zira; ABD temyiz mahkemesince kararın bozulduğunu bu nedenle davalıların her an yeni bir tecavüze başvurmaları kuvvetle muhtemel olduğundan ileride yapacakları haksız-fiil tehdidi taşıyan beyan ve tutumları nedeniyle, müvekkillerinin mamelek ve şahsiyet haklarına ilişkin tehdit ve tecavüzlerin önlenilmesine ve durdurulmasına, dava dilekçesinde 1 ve 3 nolu taleplerini ise, aynen tekrarladıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından yabancılık unsuru taşıyan bir kısım olaylarda MÖHUK 27 ve HUMK. nun 16 ncı maddesindeki koşulların mevcudiyeti halinde yargı yetkisinin ülkenin egemenlik hakkına ilişkin olması nedeniyle Türk Mahkemeleri'nde olduğu, birçok yabancı ülke mahkemelerinde görülmekte olan davalarda ve bu davalarla ilgili ihtiyati tedbir ve haciz kararlarının, tedbir kararı ile durdurulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle dava ve ıslah dilekçelerinde ileri sürülen taleplerin mahkemenin yetki alanı içinde olmadığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemece, 27.11.2002 günlü kararı ile konulan tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu uyuşmazlığın sözleşmeden değil, ABD'de görülmekte olan davada mahkemece verilen karardan kaynaklanmasına ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de uygulanabilmesinin ancak tanıma ve tenfiz istemleri sonucu verilecek kararla mümkün bulunmasına, buna göre davacıların ileri sürdükleri hususların o aşamada tartışılması gerekeceğinden, bu davayı açmakta bu aşamada hukuki yararları da olmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy