(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 2003/538-2004/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi iken tarafına gönderilen ihtarnameler ile kendisinden faiz borcunu ödemesinin istendiğini, aidat borcu olmadığından faiz borcunun da olamayacağını, buna rağmen ödemelerde bulunduğunu ancak usulsüz ihtarlara dayalı olarak üyelikten çıkarıldığını, genel kurula yaptığı itirazın da reddedildiğini ileri sürerek, davalı kooperatifin 28.06.2003 tarihli genel kurulda aldığı üyelikten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali ile üyeliğinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemelerini devamlı aksatarak yasaya, ana sözleşmeye ve genel kurul kararlarına aykırı davrandığını, üyelerin geç ödedikleri aidatlar için genel kurulca belirlenen gecikme faizlerini ödemek zorunda olduğunu, ihraç kararının yerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üyelikten çıkarılmasına dayanak ihtarnamelerde belirtilen faiz borcunun açık ve belirlenebilir olmadığı, bu hali ile ihtarnamelerin usulüne uygun bulunmadığı, buna bağlı olarak verilen ihraç kararının da yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 28.06.2003 tarihli ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava, üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacıya gönderilen ihtarnamelerde ödemesi gereken faiz borcu açıkça belirtilmiş olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da davalı kooperatifin 1997 yılında yapılan genel kurulu ile sonraki yıllarda yapılan genel kurullarda ödemelerde gecikilmesi halinde aylık %10 oranında gecikme cezası uygulanacağı yönünde karar alındığı, davacıya ait ödemeleri gösteren dekontlar incelendiğinde 1998 yılı Nisan ayından itibaren aidat borçlarının düzensiz olarak ödenmesi nedeniyle faiz borcunun bulunduğu, davalı kooperatif tarafından yapılan hesaplamada bir yanlışlık tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının aidat ödemelerini zamanında yapmadığından faiz borcunun bulunduğu ve ihtarnamelerde yazılı faiz borcunun doğru olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında, mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş olup, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy