(1163 S. K. m. 16) (2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2004 tarih ve 2002/310-2004/239 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken kooperatif yönetim kurulunun 31.05.2002 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, davalının gönderdiği ihtarnamelerin ayrıntılı olmayıp, yakacak ve aidat borçlarının hangi yıl ve aylara ait bulunduğunun belli olmadığını, davalı ile müvekkili arasındaki borç miktarlarının ihtilaflı bulunduğunu, yakıt borcundan gecikme zammı alınacağına dair bir genel kurul kararı olmamasına rağmen ihtarlarda yakıt borcuna da gecikme zammı istendiğini, usulüne uygun olmayan ihtarlara dayanan çıkarma kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, söz konusu ortaklıktan çıkarma kararının iptaline, davacının kooperatifteki ortaklığının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından gönderilen ihtarların usulüne uygun olduğunu, davacının aidat ve faiz borcunun ayrı ayrı gösterilmiş olduğunu, aynı ihtarda yakıt parasının istenmesinde bir sakınca bulunmadığını, davacının halen de hiçbir aidat borcunu yatırmadığını, davanın haksız ve yersiz olarak açıldığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife borcunun bulunmadığı yönünde açtığı davanın bu davayı etkilemeyeceği, davacının çekilen ihtarnamelere rağmen parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği, çıkarma kararının ana sözleşmeye uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, üyelikten ihraç kararının iptali ile kooperatif üyeliğinin devamına karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Davacı, gönderilen ihtarnamelerde yazılı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından 31.05.2002 tarihinde alınan karar ile üyelikten çıkarılmıştır. Davacı taraf, dava dilekçesinde borcun miktarı konusunda kooperatif ile aralarında ihtilaf bulunduğundan davalı kooperatife karşı menfi tespit davası açtıklarını belirtmiş olup, yargılama aşamasında da anılan dosyanın sonucunun beklenmesi istenmiştir. Mahkemece anılan davanın açılma tarihi ve bu dosyaya sunulan deliller incelenmemiş, davanın sonucu da beklenmemiştir. Davacı ihtarnamelerde yazılı borç miktarını kabul etmediğinden menfi tespit davası açmıştır. Bu durumda kooperatif üyesi borç miktarına itiraz edip, menfi tespit davası açmışsa Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bu davanın sonucu beklenmeden ortak hakkında ihraç kararı alınmaması gerekir. Eğer, menfi tespit davasının varlığına rağmen ihtarnamelerde yazılı borcu ödemediğinden bahisle üye hakkında ihraç kararı alınmışsa, alınan ihraç kararı geçersiz bulunmaktadır. Ancak, menfi tespit davası ihraç kararının alınmasından sonra açılmışsa bu durumda da, davacıya gönderilen ihtarnamelerde yazılı borcun doğru olup olmadığı hususu o davanın sonucunda verilecek karar ile belirleneceğinden mahkemece anılan dava dosyasının ihraç kararının iptali davası için bekletici sorun kabul edilmesi, anılan davada verilen karar kesinleştikten sonra bu davanın karara bağlanması gerekmektedir. Mahkemece tüm bu hususlar araştırılmamıştır. Bu itibarla anılan hususlar araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-) Öte yandan kabul şekline göre de; mahkemece davacının ihtarnamelerde yazılı miktarda borcu olup olmadığının, düzenlenen ihtarnamelerin gerçek borç miktarını yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi için, genel kurul tutanaklarının getirtilmesi, anılan tutanaklar, kooperatife ait defter kayıtları ve belgeler ile tarafların dayandıkları diğer delillerin toplanması ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının ihtarname tarihi itibari ile borç miktarının genel kurullarda alınan kararlara, kayıt ve belgelere dayalı olarak belirlenmesi sonucu ihraç kararının iptali istemi hakkında bir karar vermesi gerekirken, açıklanan hususların hiç biri yerine getirilmeden, deliller toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar vermesi de doğru görülmediğinden, kararın kabul şekli açısından da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy