(1086 S. K. m. 275, 284) (818 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.10.2003 tarih ve 2002/1015-2003/1473 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin, davalının açtığı ihaleyi kazanarak, "tekel dışı posta gönderilerinin dağıtımı" işini, 25.7.2000 tarihinde 1 yıl için sözleşme ile aldıklarını, sözleşmenin bitiminde davalının istemi halinde en fazla üç ay süre ile işin aynı fiyat ve şartlarla yapmayı da müvekkillerinin 13 ncü madde ile kabul ve taahhüt ettiklerini, 1.8.2000 tarihinde başlayan ve 1.8.2001 tarihinde biten sözleşmenin 31.10.2001 tarihine kadar idarece uzatıldığını, müvekkillerinin 31.10.2001 tarihi ile yeni ihaleyi alan firmanın işe başladığı 9.1.2002 tarihi arasındaki 2 ay 8 günlük çalışmasının karşılığını, davalının müvekkilleri ile yaptığı sözleşmedeki ücretler üzerinden ödediğini, oysa davalının yeni ihaleyi zamanında açsa idi yeni ihale bedellerini ödemek durumunda olacağını, yeni ihale bedeli üzerinden bu nedenle müvekkillerine de ödeme yapması gerektiğini bedeli kararlaştırılmamış olan bu dönemi böyle yorumlanmasının doğru olacağını, 2 ay 8 günlük bu dönem için davalının yeni ihale fiyatlarına göre yapması gereken ödeme ile eski ihaleye göre yaptığı ödeme arası farkın 110.117.441.984 lira olduğunu ileri sürerek, bu meblağın dava tarihiden itibaren banka reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların 21.6.2001 tarihli dilekçe ile sözleşmenin 3 ay uzamasından sonra da aynı bedel ve şartlarla işe devam etmek isteklerini müvekkiline ilettiklerini, buna rağmen davanın üstelik makbuzlarda çekince konmadan açıldığını, davanın iyiniyete dayanmadığını, 2 ay 8 günlük çalışma sırasında da bir ihtar ile çekince de konmadığını, davacıların kendi istekleri ile işe devam ettiklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının yeni ihale açsa idi ödemek durumunda olduğu ücreti, bedeli kararlaştırılmayan dava konusu dönem için davacılara ödemesi gerektiği, aksi halde davalının sebepsiz zenginleşmiş olacağı gerekçesiyle, davanın avans faizi ile birlikte kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan eksik ödemeye ilişkin alacak isteminden kaynaklanmaktadır.
Sözleşmenin sona ermesinden sonra başlayan ve bedeli kararlaştırılmayan dava konusu döneme ilişkin davalının, biten sözleşmenin birim fiyatları üzerinden ödeme yaptığı çekişmesizdir. Davalı vekili, ödemeler sırasında davacıların çekince koymadıklarını savunmuş, davacılar vekili ise, bu noktada bir açıklamada bulunmamış, her iki taraf vekili, makbuzlara dayanmış ise de, mahkemece makbuzlar ibraz ettirilmemiş, bilirkişi raporunda da bu noktaya değinilmemiş, gerekçede de, mahkemece bu noktalar tartışmasız bırakılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, makbuzlar ibraz ettirilerek, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması, davacıların parayı alırken çekince koymadıklarının tespiti halinde, biten sözleşmenin koşullarının davacıların zımni olarak benimsediklerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi; çekince koyduklarının tespiti halinde de, davacıların sözleşme devam ederken 21.6.2001 tarihli dilekçe vererek, sözleşmenin tamamen sona ermesinden sonra da aynı bedel ve şartlarla işe davam etmek istediklerini davalıya ilettiklerine ilişkin savunmanın üzerinde durulması savunmanın bu yönünün kanıtlanması durumunda, davacıların sözleşmenin aynı şartları altında iş yapmayı önceden açıkça kabul ettikleri sonucuna varılarak, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi, aksi halde davanın esasına girilmesi gerekirken, üzerinde durulmadan ve savunma yeterince araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak esasa girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bette açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy