(1163 S. K. m. 42/4, 62) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.07.2003 tarih ve 2001/458-2003/539 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların yönetim kurulu üyeliği yaptıkları dönemde müvekkili kooperatifi zarara uğrattıkları ve yapılan genel kurulda ibra edilmediklerini ileri sürerek, 13.210.000.000 TL.sının davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsrafil A, davaya konu zararın gerçekleştirdiği dönemde kendisinin yönetimde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar Ahmet S ve Kenan K, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kooperatif ile yükleniciler arasında yapılan ek sözleşmeler nedeniyle iddia edilen zararların doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif yönetiminde bulunan davalıların görevde bulundukları dönemde kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, sözleşme yapılan firmalara zamanında ödeme yapılamadığı, bu nedenle ek sözleşmelerin yapıldığı, yapılan ek sözleşmeler nedeniyle kooperatifin zarara uğradığı konusunda somut belge ve bilgi bulunamadığı, bu nedenlerle davacı kooperatifin davalılardan talep etmekte haklı bulunduğu herhangi bir alacağının olmadığı belirtilmiştir. Ceza dosyasına sunulan bilirkişi kurulu raporunda da, kooperatifin ödeme güçlüğü içinde bulunmasına rağmen sanıkların ( davalılar ) aidatlarını yatırmayan üyeler hakkında gerekli işlemleri yapmamak ve kooperatif alacaklarının tahsili için gerekli çabayı göstermemekle görevlerinde özenli davranmadıkları, ancak kasıtlı davrandıklarına ve kooperatifi zarara uğrattıklarına dair somut emareleri rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasının karar altına alındığı 27.05.2001 tarihli Genel Kurulda, Sanayi Bakanlığının 17.11.2000 tarih ve 10149 sayılı yazısında belirtilen hususlar nedeniyle davalılar hakkında işlem yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan yazıda kooperatifte yapılan denetim sonucu düzenlenen raporda, yapılan ek sözleşmeler nedeniyle dayanaktan yoksun olarak ödemelerin yapıldığı ve firmadan cezai şartın talep edilmediği gibi ayrıca ödeme yapıldığı bu nedenlerle kooperatifin zarara uğradığı belirtilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda hangi defter ve kayıtlara göre inceleme yapıldığı belli olmadığı gibi, sözleşmelerin neden zamanında yerine getirilmediği, yapılan ek sözleşmelerin gerekçesi, ek sözleşmeler ile ödenmesi kararlaştırılan ve ödenen bedellerin neye dayalı olarak belirlendiği, ödemelerin haklı gerekçesi bulunup bulunmadığı, asıl ve ek sözleşmelerdeki işlerin zamanında tamamlanıp tamamlanamadığı ve tamamlanmamışsa bunun nedenleri ve firmalara sözleşme ile getirilen cezai şarta ilişkin hükümlerin hangi gerekçe ile uygulanmadığı, davalıların kooperatife ait alacak ve aidat borçlarının tahsiline yönelik gerekli yasal girişimlerde bulunup bulunmadıklarının incelenmesi ve ortaya çıkacak hukuki sonuç çerçevesinde davalıların yasal durumlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece kooperatife ait tüm yasal defterler, defter dayanağı belge, fatura ve kayıtlar ile banka kayıtları üzerinde konunun uzmanı olan hukukçu bilirkişi ile muhasebe işlerinden anlayan hesap bilirkişisi ve sözleşmelerde yapılması kararlaştırılan elektrik ve inşaat işleri hususunda değerlendirmelerde bulunacak elektrik ve inşaat mühendisi bilirkişilerin de katılımı ile oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeterli incelemeye dayalı, gerekçeli, Yargıtay denetimine elverişli ve yukarıda açıklanan tüm hususlarda gerekli irdelemeyi içeren rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy