(6762 S. K. m. 20, 54, 58) (556 S. KHK. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.06.2004 tarih ve 2002/848-2004/321 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin beyaz eşya alanında Dünya çapında tanınmış FRIGIDAIRE markasının sahibi olup davalının da müvekkilinin Türkiye Distribütörü bulunduğunu, bir süreden beri taklit olarak üretilen yüzlerce fırının aynı marka ile piyasaya sürüldüğünü ve ayıplı olduğu şikayetleri üzerine yapılan incelemede bu eylemlerin davalı tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine taraflar arasında 01.01.1997 tarihinde imzalanan Marka Üzerindeki Hakların Kullanımına Dair Sözleşmenin karşılıklı olarak 22.02.1999 tarihinde sona erdirildiğini, davalının distribütörlük ilişkisi devam ederken ve sona erdikten sonra müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek, T.T.K.'nun 54. ve 58. maddeleri ile 556 sayılı K.H.K.'nin 62. maddesi uyarınca şimdilik davalının marka hakkına tecavüz fiilinin önlenmesine, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu fırınlarının üreticisi olmayıp bu malları fatura karşılığı alıp sattığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının markasını kullanarak taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği 22.02.1999 tarihinden sonra fırın imal edip piyasaya arzeden davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının T.T.K.'nun 20. maddesi hükmü uyarınca malların taklit olduğunu bilmesi gerekmesine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy