(556 S. KHK m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.07.2004 tarih ve 2004/142 - 2004/121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından itibaren Carmen markasını hem ticaret unvanı, hem de marka olarak kullandığını, müvekkili tarafından Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na yapılan marka tescili başvurusunun aynı markanın davalı adına tescilli olduğu gerekçesi ile reddedildiğini ancak davalının markasını tescil ettirmiş olduğu mallarda kullanmadığını, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14 ncü maddesi uyarınca davalının üretimini yapmadığı ürünler yönünden marka hakkının iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı Carmen markasının davalının üretimini yapmadığı giyim eşyaları ve kumaşlar yönünden iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka hakkını davadan önce Çakır Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ye devrettiğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini ve davacının taleplerinin esas bakımından da yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlük davasının markanın sicilde adına kayıtlı olan kişiye karşı açılması gerektiği, marka devrinin 26.12.2003 tarihinde gerçekleştirildiği, davanın devirden sonra açıldığı, davaya dahil edilmek suretiyle hasım ilavesinin veya davalının değiştirilmesinin de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16/son fıkrası gereğince sicile yapılan tescilin kurucu olmayıp, açıklayıcı olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy