(818 S. K. m. 413)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi'nce verilen gün ve sayılı kararı onayan/bozan Daire'nin gün ve sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davcı vekili, esas davada taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin kontrollük hizmeti verdiğini ve bakiye alacağının tahsili için açılan kısmi davda ilk dava tarihine kadar olan alacağın (12.682.000.000) TL. olarak belirlenip taleple bağlı kalınarak (1.000.000.000) TL.ye hükmedildiğini ileri sürerek esas davada fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (11.682.000.000) TL.nın ödeme gününden itibaren reeskont oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, birleşen davada ise, ilk davanın açıldığı 05.09.1995 tarihinden sonra gerçekleşen (75.000.000.000) TL. alacağın ödeme gününden itibaren reeskont oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın taraf vekillerinin temizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporun göre verilen karar kesinleştiğinden esas dava ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığın, birleşen davanın kısmen kabulüyle (23.505.529.000) TL.nin davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemizin her iki bozma kararında da belirtildiği üzere bozmaya uyulduğunda davacı tarafın mahkemece fesih tarihi olarak kabul edilen 26.02.1997 tarihinden sonrası için fiilen hizmet verdiğini kanıtlamak suretiyle ve BK.nun 413 vd. maddeleri hükümleri uyarınca saptanacak alacağa hak kazanacağının tabii bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf birleşen davada, açılan daha önceki davalarda 5.9.1995 tarihine kadar olan alacakların talep edildiğini belirterek anılan tarihten sonra gerçekleştiğini iddia ettiği alacakların tahsilini istemiş ise de, Ankara 4 ncü Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1995/744 esas, 1997/591 karar sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan 5.8.1996 tarihli bilirkişi raporunda 5.9.1995 tarihine kadar değil, 5.7.1996 tarihine kadar olan alacak hesaplanmış gerek o davada ve gerekse de mahkemenin 1998/718 esas (bozulmakla 2001/442) sayılı dosyası üzerinden açılan esas davada bu tarihe kadar olan alacağa hükmedildiğinden, davacı birleşen davada ancak 5.7.1996 tarihinden sonrası için alacak talep edebilir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan (5.9.1995-05.07.1996) dönemi için mükerrer tahsilata yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemiz'in 2001/442 esas, 2002/702 karar sayılı ve 14.10.2003 tarihli ilamının (1) nolu bendinin ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının açıklanan bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemiz'in 14.10.2003 tarihli ilamının (1) nolu bendinin ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davalı yararına da BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy