(6762 S. K. m. 1282)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.09.2004 tarih ve 2004/42-2004/373 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davacılar avukatı Dursun özdemir ile davalı avukatı Hülya Cemile Doğueri gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıya sigortalı bulunan sekiz daire ve iş yerinde oluşan müvekkiline ait binada deprem sonucu oluşan hasarın davalı sigortaca tazmin edilmediğini ileri sürerek (220.000.000.000.-TL'nin riziko tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı binanın daha önceki (17.08.1999 tarihli) depremde ağır biçimde hasarlandığını bu davanın gizlenerek TTK'nun 1290 ncı maddesine aykırı davranıldığını, sigorta sözleşmesinin hükümsüz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın (139.644.750.000.-)TL. üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce kısmen bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlara, bozma sonrası yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, keşifte dinlenilen acentece üniversiteden alınan sağlamlık raporu üzerine poliçenin düzenlendiğinin bildirildiği, 12.11.1999 tarihinden önce sigortalı binanın ağır hasarlı olduğunun ispatlanamadığı, dava dışı kişiye satılan bağımsız bölüm değeri (20) milyar liranın tazminattan indirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (119.644.750.000.)TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.845.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy