(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 17, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2004 tarih ve 2003/212-2004/653 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı lastik emtiasının davalı tarafından Türkiye'den İtalya'ya taşınması sırasında çalındığını, alıcısına teslimin gerçekleşmediğini, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 85.110.000.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya sigortalı lastik emtiasının müvekkilince taşındığı hususunun doğru olduğunu,ancak taşımanın İtalya kısmında Campania bölgesinde aracın silahlı kişilerce gasp edildiğini, bu güzergahın sigortalı şirket tarafından belirlendiğini, CMR Konvansiyonu'nun 17/2 nci maddesi uyarınca sorumluluğun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte zarar tutarının gerçeği yansıtmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayla ilgili olarak alıcı firmanın boşaltma yerini göstermek üzere görevlendirdiği kişinin beyanlarında çelişki bulunduğu, gasp durumunun olmadığı,davalının alıcıya teslim edilmeyen mal bedelinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 85.110.000.000 TL nin tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davalı vekili, sigortalı lastik emtiasının müvekkili tarafından Türkiye'den İtalya'ya taşınması sırasında İtalya-Campania bölgesinde taşımanın yapıldığı aracın gasp edilmesi sonucu zayi olduğunu savunmuştur. Davacı vekili de, gasp olayını dava dilekçesinde açıklamış, esasen 15.04.2003 tarihli replik layihasında da emtiaların İtalya-Taverna Nuova mevkiinde gasp edilmek suretiyle çalındığının bir vakıa olduğunu, bu hususun taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmadığını açıklamıştır. Ancak, sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında gasp edilmesi olayı tarafların kabulünde ve çekişmesiz olmasına rağmen, gaspa uğrayan alıcı firmanın görevlisinin tek bir şikayet başvurusunun dosyadaki farklı tercümelerini iki ayrı beyan gibi değerlendiren bilirkişi raporuna itibar edilerek ve de hukuk yargılamasında olayların taraflarca açıklanması prensibine aykırı şekilde gasp olayı bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu açık olup, anılan Konvansiyonun 23 ncü maddesinde tam ziya halinde taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat miktarının eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, bu düzenleme dikkate alınmadan yazılı şekilde davacı sigortacının ödediği miktarın aynen tahsiline karar verilmesi de kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy