(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2004 tarih ve 2002/645-2004/335 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede belirtilen koşullarda satışlar yaptığını, beş ayrı kredi kartıyla yapılan satışların sliplerini talep edildiğini, bu satışların mail-order yoluyla yapıldığını, gerekli belgeleri ulaştırdıklarını, şüphe üzerine savcılığa başvurup kredi kartı sahteciliği yapan kişilerin tutuklanmalarını sağladıklarını, ancak mahkeme kararı olmaksızın güven kurumu olan davalının hesaptaki parayı keyfi olarak mahsup ettiğini, oysa işlemlere onay verdiğini, zarara neden olduğunu ileri sürerek, toplam 4.839.110.400.-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme uyarınca müvekkili bankanın Mecidiyeköy Şubesi'nin kredi kartı üye işyeri olarak faaliyet gösterdiğini, çeşitli tarihlerde mail-order yoluyla yapmış olduğu satışlara ilişkin olarak gerçek kredi kartı hamillerinin itirazı üzerine yapılan incelemede bu tarihlerde yapılan işlemlerde kullanılan kartların, söz konusu işlemleri veren şahsa ait olmadığının anlaşıldığını, hesabındaki mevcut paraya bloke konulup davacıya bildirildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca usulsüz işlemler nedeniyle banka zararından davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini, karşı davasında da tahsil edilemeyen banka zararı 10.417.925.623.-TL'nin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi bulunduğu, POS cihazıyla yapılacak satışlarda davacı-karşı davalının yükümlülüklerinin sözleşmenin 3.6. maddesinde belirlendiği, her türlü sorumluluğunun üye iş yerine ait olduğunun kararlaştırıldığı, ayrıca 11. maddesinde gerçek dışı ve usulsüz işlemler dolayısıyla bankanın yapacağı ödemelerden üye iş yerinin sorumlu olacağının düzenlendiği, mail-order yoluyla yapılan satışlarda kart hamilinin adının ve imzasının kontrol imkanı bulunmadığı, bu tür riskleri taşıdığı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında davalı-karşı davacının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüyle 9.583.483.125.-TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.30.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy