(2004 S.K. m.258,260) (1086 S.K. m.388,427,432,433,437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.06.2004 tarih ve 2004/331- Bila sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan T El. Yay. Ve İlet. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise müşterek borçlu müteselsil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi sonucu ihtarname keşide edildiğini, alacaklarının bir kısmının tahsili için icra takibi başlattıklarını, öncesinde ihtiyati haciz kararı alındığını iddia ederek, bakiye 25.994.890.747.034 TL. alacağın tahsiline, davalıların menkul ve gayrimenkul bütün hak ve alacakları ile, 3 ncü kişilerdeki bütün hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tensiben talep sonucu yargılama neticesi belirleneceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İhtiyati haciz isteyen banka vekili, müvekkili ile aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketler arasında kredi sözleşmesi düzenlendiğini, muaccel olan borcun ödenmemesi üzerine açılan bu dava ile alacağın tahsilini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tensip tutanağının 1 nci maddesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Bilindiği üzere, İİK.nun 258 nci maddesine 17.07.2003 tarih 4949 S.K. ile yapılan ekleme ile ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabilmesi olanaklı hale getirilmiştir.
Temyiz edilen bir kararın HUMK.nun 427 vd. maddelerine göre Yargıtay tarafından incelemesinin yapılabilmesi için, öncelikle kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş ve aynı yasanın 432, 433, 437 nci maddelerine göre de süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.
Mahkeme kararlarının neleri kapsaması gerektiği de HUMK.nun 388 nci maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca, ihtiyati haciz kararının muhtevasının nasıl olacağı İİK.nun 260 ncı maddesinde hükme bağlanmıştır. O halde mahkemece, ihtiyati haciz talebi konusunda verilecek kararın temyizi kabil bir karar olması nedeniyle İİK.nun 260 ve HUMK.nun 388 nci maddelerine uygun ve Yargıtay denetimine elverişli bir şekilde tesis edilmesi, bu kararın taraflara tebliğinden sonra dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde uygulama yapılması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy