(2709 S. K. m. 153) (551 S. KHK m. 154, 161, 165)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.06.2003 tarih ve 2003/227-2003/299 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2005 günde davacı-karşı davalı avukatı D. Uslu ile davalı-karşı davacı avukatı B. Cılız gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin otuz yıldan bu yana koltuk, kanepe, sandık mekanizması üretim ve pazarlaması işi yaptığını, davalının kanepe ve koltuk ürünlerine ilişkin tescil ettirdiği dört adet faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK. nin 154 üncü maddesinin öngördüğü yenilik özelliği taşımadığını, çok eskiden beri kullanıla gelen ve patent tescillerine konu edilmiş mekanizmaları içerdiğini ileri sürerek, davalıya ait faydalı model belgelerinin hükümsüzlüklerini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşılık davada ise karşılık davalının müvekkiline ait tescilli faydalı model belgelerine konu tasarımları taklit ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, ürünlere ve üretimde kullanılan araç ve gereçlere el konularak imhasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, faydalı model belgelerine ve tanık anlatımlarına dayanılarak 551 sayılı KHK. nin 165 inci maddesince ayrı KHK. nin 161 inci maddesinin öngördüğü ilandan itibaren üç aylık süre içerisinde itirazda bulunmayan davacının dava önkoşulu yönünden dava hakkının bulunmadığı, karşılık davanın da kanıtlanamadığı gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Asıl davada, ilgili durumundaki davacının 551 sayılı KHK. nin 161 inci maddesinde öngörülen üç aylık süre içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle dava ön koşulu yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hüküm tarihi itibariyle yerindedir. Ancak, hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 23.03.2004 tarihli kararı ile ilgililerin dava açma koşullarını düzenleyen aynı KHK. nin 165/3 üncü fıkrası iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kural ise de, Anayasa'nın 153/3 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararlarına esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar mahkemelerce uyulması zorunlu kılınmakla sözü edilen iptal kararı ile eldeki derdest dava bakımından davacının dava hakkının ihya edildiğinin kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilmesini teminen asıl dava ile ilgili verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalı ve karşılık davacı E. Ltd. Şti. vekilinin temyizine gelince; 04.05.2001 tarihli delil listesinde dayanılan tüm kanıtlar toplanmadan, davacı ürünleri ile davalının faydalı model belgelerindeki tasarımları arasındaki ilişkiye dair uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, davacı ve karşılık davalının değişik layihalarda belirtildiği üretim özellikleri ile tanık anlatımları dahi değerlendirilmeden davanın ispatlanamadığı yolunda gösterilen soyut gerekçe ile karşılık davanın reddi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle kararın davacı Ş. Sarıtaş, 2 nolu bentteki nedenlerle kararın davalı ve karşılık davacı E. Ltd. Şti yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy