(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 9/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.10.2003 tarih ve 2003/834-2003/1541 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın davalılardan Niğmet Ö ve Ahmet Ö yönünden dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile istem halinde dosyanın yetkili Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalı hakkındaki davanın iş bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı sigorta şirketinin, halefiyet ilkesi uyarınca zarar sorumlularına karşı açtığı rücu davası da, kural olarak HUMK.nun 9/2 nci maddesi hükmü uyarınca, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde bakılabilecektir. Böyle bir dava, aynı maddenin ikinci cümlesi uyarınca, ortak yetkili yer ( kazanın meydana geldiği yer ) mahkemesinde de bakılabilirse de, bu yer mahkemesi yetkili mahkemelerden sadece biri olup, kesin yetkili bir yer mahkemesi değildir. Kamu düzenine ilişkin kesin yetkinin bulunmadığı bu gibi hallerde, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde dava açıldığı taktirde, tüm davalılar bakımından mahkeme yetki kazanmış olur. Böyle bir durumda, davalılardan birinin yetki itirazında bulunması halinde, yetki itirazı red edilerek, tüm davalılar bakımından davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davalılardan Niğmet Ö ve Ahmet Ö vekili, olay yerinin Karapınar olması nedeniyle yetki itirazında bulunmuş olup, davacının bu davalıları kendi ikametgahı mahkemesinden uzaklaştırmak amacı ile bu davayı Şişli'de kötü niyetle açtığı yolunda bir savunma da öne sürülmemiştir.
O halde; mahkemece, davacının tercih hakkını davalılardan sigorta şirketinin ikametgahından yana kullanıp, doğru yer mahkemesinde dava açtığı kabul edilerek, tüm davalılar bakımından, yargılamaya devam edilerek esasa girilip, davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçelerle yetkisizlik kararı verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy