(1086 S. K. m. 45, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2004 tarih ve 1999/216 - 2004/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve karşı davalılar vekili ile davacı ve dahili davalı A Sigorta AŞ. vekili ve davalılar Meral ve mirasçıları ile davalı ve karşı davacılar A Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Mevlüt tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi AD. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bu ve birleşen davalarda davacılar Saadet, Aycan, Sunay ve Gülay vekilince, davalılar Meral, Recep ve Mert'in murisleri Ferit idaresindeki araçta yolcu olan murisleri Ahmet'in, davalı Mevlüt idaresindeki ve diğer davalı A Ltd. Şti.'ne ait aracın çarpması sonucu vefat ettiğini ileri sürerek, toplam ( 49.500.000.000.- ) TL destek tazminatı ve herbir müvekkil için ayrı ayrı ( 750.000.000.- ) TL manevi tazminatın; davacı A Sigorta A.Ş. vekili ile A Ltd. Şti. vekili birleşen diğer davada müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, kusur oranına isabet eden ( 1.717.000.000.-TL'nın ve A Ltd. Şti.'ne ait aracın uğradığı ( 2.500.000.000.- ) TL hasar bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı A Ltd. Şti. vekili ile Mevlüt, davanın reddini savunmuş, karşı davada ise müvekkiline ait aracın uğradığı ( 2.500.000.000.- ) TL zarar bedelinin davacı Mevlüt yönünden ise ( 250.000.000.- ) TL maddi ( 750.000.000.- ) TL manevi tazminatın davalılar Saadet, Aycan, Sunay ve Gülay'dan temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulü ile davacı Saadet yararına toplam ( 3.573.938.497.- ) TL destek tazminatının, ( 1.000.000.000.- ) TL manevi tazminatın, davacılar Aycan, Sunay ve Gülay yönünden ( 750.000.000.- ) TL manevi tazminatın, davacı A Sigorta AŞ. yönünden ( 572.500.000.- ) TL hasar bedelinin temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, davacı A Ltd. Şti. ve Mevlüt'ün karşı davasının açılmamış sayılmasına, A. Ltd. Şti.'nin birleşen davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar Aycan, Sunay, Gülay vekili ile davacı ve dahili davalı A. Sigorta AŞ. vekili ile davalılar Meral, Recep, Mert vekili ile Mevlüt ve A Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumluları olan 3'üncü şahıslardan tazmini istemine ilişkindir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ( Yeni MK'nun 28'inci maddesi ). Sadece öleni ilgilendirmeyen yani mirasçıların malvarlığı haklarını da etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilir. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Yani ölüm anından itibaren davanın tarafı artık mirasçılardır. Bu nedenle hüküm de ölen taraf adına değil, onun mirasçıları adına verilir. Somut olayda da, davacılardan Saadet'in hüküm tarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından mahkemece davacı Saadet hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2- HUMK'nun 388/2'nci maddesi uyarınca tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı ve soyadları ile adreslerinin kararda açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Yine aynı madde uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, şüphe ve tereddüde yol açmayacak şekilde ve açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Yine, birleşen davaların yargılama aşaması ortak olmakla birlikte tüm davalar birbirinden bağımsızdır ve birleşmekle bağımsızlıklarını kaybetmezler. Dolayısıyla mahkemece birleşen her bir dava ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması, yargılama harç ve giderlerinden tarafların iddia ve savunmalarının kabul ve reddedilen oranları sorumluluğunun takdir edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise mahkemece, birleşen 2000/173 Esas ve 276 Esas sayılı davada davalıların Ahmet mirasçıları ve Ferit mirasçıları olarak belirtilmekle yetinilmesi ( Ahmet mirasçılarından Sunay, Tülay ve Aycan ile ölü Saadet, aynı zamanda asıl ve birleşen 2003/134 Esas sayılı davanın davacısıdır ), birleşen 2002/136 Esas sayılı davanın davalılarının karar başlığında gösterilmemesi, davacılar A Sigorta AŞ. ile ölü Saadet tarafından iki ayrı dava açılıp asıl dava ile birleştirildiği halde her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması da doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar vekilleri yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı ve dahili davalı A Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK'nda davanın nasıl açılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumluya dava ihbar edilmek suretiyle, davaya dahil edilerek hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. O halde mahkemece, aleyhine usulen açılmış ve harcı yatırılmış bir dava bulunmadığı halde A Sigorta AŞ. aleyhine dahili davalı sıfatıyla hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davacılar Aycan, Sunay ve Tülay vekilinin tüm, davacı ve dahili davalı A Sigorta AŞ. vekili ile mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalılar, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı ve dahili davalı A. Sigorta AŞ. yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar Aycan, Sunay ve Tülay vekilinin tüm, davacı ve dahili davalı A Sigorta AŞ. vekili ile mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy