(1086 S.K m. 73) (7201 S.K m. 21) (6762 S.K m.1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 14. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2004 tarih ve 2003/656 - 2004/341 sayılı kararın Yargltay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK'nun 1301 'inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 868.676.000.- TL'sının davalıdan faizi ile tahsiline dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda dava dilekçesi, davalıya Tebligat Yasası'nın 21 'inci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü'nün 28'inci maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmaması halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28'inci maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına teslim etmesi, ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde adreste bulunmama ( kapalı olma nedeni ) sebebinin araştırılıp, buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalı Ş'ye tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Ş'nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Ş'nin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Ş'nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy