(1163 S. K. m. 46) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.09.2003 gün ve 2002/487-2003/528 sayılı kararı bozan Daire'nin 05.07.2004 gün ve 2003/13410-2004/7466 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı Kooperatifin mahkeme kararı ile tasfiyeye girdiğini ve müvekkillerinin tasfiye üyesi olarak atandığını, müvekkilinin 23.06.2002 tarihinde topladığı Tasfiye Olağan Genel Kurul toplantısında toplantı nisabı bulunmadan kararlar alındığını, gündemde bulunmayan seçim maddesine ilişkin teklifin tasfiye kurulu çalışma raporu okunduktan sonra verildiği ve imzaya açıldığı, bu şekilde Yasa'nın 46. ve ana sözleşmenin 31/6-c maddesine aykırı olarak yapılan toplantının usulsüz olduğunu, tasfiye kurulu varken yönetim kurulu seçiminin ana sözleşmenin 86. Maddesi uyarınca gereksiz olduğunu, denetim kurulu raporu okunmadan ibraya geçildiğini, karar nisabında bulunmadığını, dilek ve temennilere geçilmesinden sonra da karar alındığını, sadece tasfiyeye yönelik kararlar alınması gerekirken, bunun dışına çıkıldığını ileri sürerek, genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tasfiye amacına uygun karar alınması için gündem düzenlendiği halde gündem değişikliği ile yönetim kurulunun seçilmesinin ve taşınmazların satışına dair karar alınmasının yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun olmadığı, tasfiye amacı dışında karar alınmaması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile dava konusu genel kurul kararlarının iptaline ve yok hükmünde sayılmasına dair verilen kararın davalı temsilcilerine temyizi üzerine karar Dairemizin 05.07.2004 gün ve 2003/13140 esas, 2004/7466 karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 20.600.000- lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 111.405.000-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy