(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 tarih ve 2001/518-2004/331 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında araç sürücüsünün kusurlu şekilde kaza yapması sonucu hasarlandığını, tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu, alacağının tahsili için yapılan takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtianın davalıya ait doli ile taşınması sırasında karayolunda bulunan taşa çarpması sonucu dolinin ön lastiğinin patlaması ve dingilinde eskiden beri mevcut bulunan cidar çatlağının işleterek dingilin kırılması sonucu hasar meydana geldiğini, kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan emtianın hasarlanmasında tarafların % 50 kusurlu bulunduklarının ortaya çıktığı, süre tayin edilmemesi tebliğ tarihi bulunmaması nedeniyle davacı ihtarnamesinin geçerli bir ihtarname olmadığı, davalının kusur oranında sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 840.168.281 TL üzerinden kabulüne, takip tarihinden % 70 ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, taşıma sigortası uyarınca sigorta ettirene ödeme yaptıktan sonra TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca açmış olduğu davasında tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiştir. Dava, esas itibariyle halefiyet ilkesine dayalı olarak açılmış tazminat davası olup, bu tür davalarda sigorta ettirenin dava hakkının tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal ettiği, ödemeyle rücuen talep hakkının doğduğu dikkate alınarak davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihten itibaren temerrüt faizine karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci paragrafındaki ...icra takip... ibaresinin çıkarılarak yerine ...ödemenin yapıldığı 10.04.2000... ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 32.50 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy