(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2004 tarih ve 2002/1759-2004/906 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılardan İnci Erhun mirasçıları tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davacı asil Ekrem Erhun ile davalı avukatı Fikret Avcı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunanlar dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı İnci Erhun vekili, müvekkilinin davalı banka ile 29.07.1992 tarihli Borsa Kredi Sözleşmesi imzalayarak, 1.000.000.000 TL limitli kredi için 85.000.000 TL nominal değerindeki Good Year hisse senedini rehin olarak verdiğini, ancak, müvekkilinin sözleşmeye rağmen hiçbir kredili menkul kıymet işlemine tevessül etmediğini, ne var ki davalı bankaca 30.09.1992 tarihi itibariyle 1.239.449.692 TL borç bakiyesi gösteren hesap özeti gönderdiğini, bu miktarın izleyen kat tarihlerinde artırıldığını, müvekkilinden habersizce yapılan usulsüz borsa işlemlerinin bağlayıcı olmadığını ileri sürerek, 660.937.500 TL nominal bedelli Good Year hisse senedinin aynen iadesini ve bu hisse senetlerine terettüp eden 580.500.000 TL kar payının bu karın dağıtımı tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hisse senetlerinin borsa kredi sözleşmesinin teminatı olarak bankaya rehinli olduğunu ve kredi borcuna mahsuben satıldığını, müvekkilince yapılan tüm işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca banka kayıt ve defterlerinin kesin delil oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 17.11.1998 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça sürülen sahtelik iddiasının yerinde olmadığı, fiklit hesap yoluyla rızası dışında zararına yol açıldığı iddiasında bulunulmuş ise de, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesi ve taraflar arasındaki delil sözleşmesi gereği de, davalı deflerlerinin esas alınacağının kararlaştırılması karşısında davacı hesabı kat edildikten sonra davacıların murisine ait hisse senetlerinin satılarak borcuna mahsup edilmiş olmasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davalının sözleşmeye aykırı eyleminin tespit olunamadığı, davacıya iadesi gereken hisse senedi bulunmadığı, davacının portföyündeki diğer hisse senetlerinin de 20.12.1993 tarihli teslim tutanağı ile davacının umumi vekiline teslim edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı İnci Erhun (ölü) mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankanın Menkul Kıymetler Merkezi ile 29.07.1992 tarihli borsa kredi sözleşmesi imzalayarak, adına 1.000.000.000 TL. lık limit dahilinde borsa alım-satım işlemleri yapılmak üzere davalı ile borsa işlemi tesisi etmiş ve bu sözleşmenin teminatı olarak da davalıya 85.000.000 TL nominal değerindeki Good Year hisse senedi tevdi etmiştir. Dava, davacı Caroline İnci Erhun tarafından 12.07.1995 tarihinde açılmış olup, 28.12.1995 tarihinde vefatından sonra davaya yasal mirasçıları Mahmut Ekrem Erhun ile Colette Manique Jourovsky tarafından devam edilmiştir.
Davacılar, Caroline İnci Erhun tarafından imzalanan sözleşme çerçevesinde davalıya herhangi bir alım-satım emri verilmediğini iddia etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 17.11.1998 tarihli kararı ile ...davalının yaptığı işlemler büyük ölçüde Sermaye Piyasası Kanunu ile çıkarılan Seri: V, No: 6 sayılı Tebliğ'in 4. maddesince öngörülen koşulları ve unsurları içermemektedir. Böyle olmakla birlikte, bu işlemleri kapsamayan üç aylık hesap özetlerinin davacıya tebliğ edilip edilmediği, edilmişse davacının bu işlemlere süresinde itirazda bulunup bulunmadığı araştırılmamış, davacının mevzuata aykırı dahi olsa lehine olan işlemlere ses çıkarmamış olması halinde sonradan işlemlerin şekil eksikliğine dayanarak hak talep etmesi varit ise de bunun iyiniyet kurallarında uygunluğu değerlendirilmemiştir. gerekçesiyle bozulmuştur.
Davanın taraflarınca dosyaya ibraz edilen belgelerden ve bozma kararına uyulduktan sonra alınan iki ayrı bilirkişi raporundan, davalı banka tarafından 16.10.1992 tarihinde gönderilen ekstreye 27.11.1992 tarihinde; 20.01.1993 tarihinde gönderilen ekstreye de 15.02.1993 tarihinde davacı tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçelerinde ekstrede yazılı işlemlerle ilgili talimatlarının olmadığı ve bu işlemleri kabul etmedikleri belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, davalı tarafından gönderilen ekstrelere konu olan ve davacı tarafın yazılı yada sözlü olarak verilen ve bilahare yazılı talimata dönüştürülmüş olmayan işlemlerin davacı tarafından benimsenmesi söz konusu değildir. Mahkemece, davalı banka ekstrelerine konu işlemlerden ve bunların mali sonuçlarından davacı tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağının davacı tarafından gönderilen itiraz dilekçelerinin içeriği de dikkate alınarak değerlendirilmesi ve bu işlemlerden davacı tarafın sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılması halinde isteyebileceği hisse senedi miktarı ile kar payı miktarının ne olduğunun belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy