(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 333) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2004 tarih ve 2001/481 - 2004/331 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının 29.06.1999 tarihli genel kurulda kararlaştırılan ve 1999-2000 döneminde ödemesi gereken 50.000.000. TL aidat borcunu ödemediğini, alacağın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (mütekabil davalı), kooperatif başkanı olan eşinin kooperatiften 355.000.000. TL huzur hakkı alacağı bulunduğunu, kendisinin ve eşinin aidat borçlarının bu alacaktan takas ve mahsubuyla bakiyesinin hüküm altına alınması gerektiğini, kooperatif aleyhine bu alacağın tahsili için takip yapıldığını savunarak kooperatife borcu olmadığından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve karşı davanın reddine karar verilmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının eşinin kooperatiften olan huzur hakkı alacağının davacıya devri konusunda yazılı bir temlik beyanı bulunmamasına ve kooperatif aleyhine bu konuda icra takibi yapmış bulunmasına göre davalının (karşı davacının) yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı takip talebinde 50.000.000. lira asıl alacak, 25.000.000. lira işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.000.000. liranın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-borçludan tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl alacak ve faiz ayrımı yapılmaksızın itirazın iptali ile birlikte takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan faize faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş olmaktadır. Hüküm bu yönden BK.nun 104/son maddesine aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalının (karşı davacının) sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy